Kalbi Korumak İçin Doğru Beslenip Spor Yapın

0
26740
Pilates class outdoors

Denizli İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Denizli Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Musa Şanlıalp, açıklamasında kalp hastalıklarından korunmada doğru beslenmenin ve sporun büyük önemi olduğunu vurguladı.

Dünyada tüm ölüm nedenleri arasında birinci sırada kalp-damar hastalıklarının yer aldığını ifade eden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Musa Şanlıalp, DSÖ verilerine göre yılda 17,5 milyon kişinin kalp-damar hastalıklarından hayatını kaybettiğini söyledi. Kalp-damar hastalıklarının erkeklerde yüzde 44,4, kadınlarda yüzde 36,2 oranlarıyla birinci sırada ölüm nedeni olduğunu belirten Şanlıalp, bu nedenle 12-18 Nisan Kalp Haftası’nda kalp damar hastalıklarına karşı daha güçlü bir bilinç oluşturulması ve toplumdaki tüm bireylerin kalp hastalıkları hakkındaki farkındalığının arttırılmasının çok önemli olduğunu söyledi. Şanlıalp “Kalp ve damar hastalıkları, dünyada ve Türkiye’de ölüm nedenleri arasında birinci sırada olup, bu artışa temel olarak sağlıklı yaşam eğitimi ve bilinç eksikliği yol açmaktadır. Obezite, hareketsiz yaşam tarzı ve sigara kullanımı ile birlikte maalesef kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riski giderek artmakta ve daha genç yaşlara inmektedir. Hayvansal ve doymuş yağlardan zengin beslenme alışkanlığı kalp hastalıklarını tetiklemektedir. Ayrıca ülkemizdeki aşırı sigara tüketimi ne yazık ki başlı başına önemli bir sebebi oluşturmaktadır.Hızlı şehirleşmenin getirdiği fiziksel olarak hareketsiz, az egzersiz yapan, spor alışkanlığı olmayan bir yaşam tarzıyla ruhsal stresin getirdiği birtakım baskılar da kalp hastalıklarını hızlandırmaktadır” diye konuştu.

“AKDENİZ DİYETİ BESLENME ŞEKLİ VE HAFTADA 3-4 GÜN YÜRÜYÜŞ ALIŞKANLIK EDİNİLMELİ”

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Musa Şanlıalp, kalp damar hastalıklarında, ilerlemeden ön tanı konularak erken müdahale edilmesinin önemli olduğunu belirterek ailesinde erken yaşta kalp krizi geçirme, kalp yetmezliği öyküsü olanların mutlaka uzman bir hekim tarafından düzenli olarak kontrollerini yaptırması gerektiğini ifade etti. Şanlıalp, kalp damar hastalıklarından korunmanın yollarını şöyle sıraladı: “Özellikle tansiyonu, şekeri bulunan, yine sigara kullanan ve ailesinde kalp damar hastalığı öyküsü olan hastaların, kalp krizi geçirmeden bir Kardiyoloji Bölümüne başvurarak muayene olmalarını tavsiye ediyoruz. Kalp damar hastalıkları yönünden beslenme çok önemlidir. Fakat artık eskisi kadar beslenmeye gereken özen gösterilmiyor. Özellikle fast food tarzı ve organik olmayan gıdaların çok tüketimi kaynaklı kalp damar hastalarının sayısı her geçen gün artıyor. Bu nedenle hastalarımızı özellikle meyve sebze tüketmeleri konusunda uyarıyoruz. Yani kırmızı et, kızartma türevi, hazır gıda tarzı tüketimden olabildiğince uzak durmaları, bundan ziyade sağlıklı Akdeniz Diyeti tarzı beslenme şeklini alışkanlık haline getirmelerini tavsiye ediyoruz. Beslenme dışında önemli olan bir diğer faktör de spordur. Günümüzde daha çok hareketsiz yaşam ön planda, olduğu için genellikle spor yapılmamaktadır. Neyse ki Denizlililer, herkesin kullanımına açık yürüyüş yolları, egzersiz, spor aletlerinin neredeyse her mahallede bulunmasından dolayı çok şanslılar. Günde en azından 2-3 km de olsa yürümek, haftada 3-4 gün 45 dakika tempolu yürüyüş yapmak, çoğu zaman sadece kalp damar hastalıkları açısından değil,diğer tansiyon, şeker, kolesterol dengesi yönünden de çok önemli. O yüzden herkese mutlaka spor yapmalarını yada en azından düzenli yürüyüş yapmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü fiziksel aktivite ilerde kalp damar tıkanıklığı gelişme riskini de önemli ölçüde azaltıyor. Aile öyküsü de yine kalp damar hastalıkları riskinde çok önemlidir. Ailesinde herhangi bir erken yaşta kalp krizi geçirme, kalp yetmezliği öyküsü olan, by-pass öyküsü olan hastaların herhangi bir şikayetleri olmasa dahi gizli kalp damar tıkanıklıklarını ortaya çıkarmak adına Kardiyoloji muayenesinden geçmeleri kendileri açısından çok önemli ve değerli olacaktır. Çünkü önemli olan kalp krizi geçirilmeden önce müdahale etmektir. Kalp krizi geçirdikten sonra hiçbir şey eskisi gibi olamayabiliyor. O yüzden bu konuda farkındalığın yüksek tutularak önlemlerin baştan alınması gerekiyor” dedi.

Diyetisyen Elvan Nalçacı bu haftaki köşesinde insülin direnci ile sağlıklı kilo verme arasındaki ilişkiyi kaleme aldı. Köşe yazısını okumak için tıklayınız.

CEVAP VER

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.