Beslenme ve Psikoloji / Cemrenaz Coşkun / 27.09.2018

0
532

Beslenme düzeni kişiye özeldir. Kişi kendine özgü beslenme tarzıyla daha mutlu, daha enerjik hissedebilir. Yapılan araştırmalar sonucunda yediğimiz yiyeceklerle ruh halimiz arasında büyük oranda bir ilişki mevcut. Yediğimiz her şey aslında psikolojimizi etkiliyor! Bu nedenle beslenmemize dikkat ederek psikolojimizi kontrol altına almak mümkün.

B6, Folik asit, çinko, C vitamini, magnezyum mineralleri ruh halimizi pozitif yönde etkileyen elementlerdir.

Günde 2 bardaktan fazla içilen kahve kafeinden dolayı stresi, uykusuzluğu, regl öncesi semptomları tetikleyen bir nedendir. Fazlaca tüketilmemesi önerilir.

Kan şekeri düzensizliği de psikolojiyi etkileyen bir faktör. Bu nedenle kan şekerini hızlı yükseltmeyen besinleri tercih etmeliyiz. (Lifli yiyecekler, kepekli ürünler..)

Serotonin, uyku düzenini, iştahı, enerji düzeyimizi ve ruh halimizi etkileyen bir beyin kimyasalıdır. Stresli olduğumuzda serotonin miktarı düşer. Tavuk, hindi, süt, yumurta, portakal, mandalina, kakao, domates, kuru baklagiller serotonin düzeyini arttırmaktadır.

Çok düşük yağlı diyet yapmak depresyona itebilmektedir.

Şekerli yiyecekler bize çok zevk vermektedir çünkü beyin endorfin seviyesini yükseltmektedirler. Şeker ve şekerli yiyecekler tüketmeden de kendimizi daha mutlu ve enerjik hissedebiliriz.

Kızarmış, işlenmiş ve doymuş yağ oranı fazla olan yiyeceklerden kaçınmak gerekir. Tüketimi arttırdıkça konsantrasyon problemleri, uykulu, yorgun yapı gözlemlenmektedir.

Alerjik etkisi olan yiyeceklerde psikolojik yapınızı etkileyebilmektedir. Daha agresif, depresif yada hiperaktif olabilirsiniz.

Tabi ki en önemlisi yediğiniz yiyeceklerin porsiyonu. Porsiyon miktarı arttıkça beyine daha az kan gider ve bu da kişinin kendini daha uykulu ve yorgun hissetmesine neden olur.

Doğru beslenme ile psikolojik yapınızı değiştirebilirsiniz. Protein zengini yiyecekler konsantrasyonunuzu arttırırken, karbonhidrat zengini yiyecekler kişiyi daha sakin ve yağ ağırlıklı yiyecekler ise uyku hali ve konsantrasyon sorunu yaratmaktadır.

Kendinizi kısıtlamak, diyet yapmak veya yedikten sonra pişmanlık duymak sizi yıpratıyorsa gün içindeki saatlere dikkat ederek, porsiyonunuzu küçülterek hem düzenli beslenmiş olursunuz hem de sistematik bir şekilde yediğiniz için suçluluk duymazsınız.

‘Psikolog Cemrenaz COŞKUN’

TEILEN
Önceki İçerikİnsan Hayatına Zararının Önüne Geçilecek
Sonraki İçerikHaydi Türkiye, Euro 2024 Bizim Olsun!
Psikolog Cemrenaz Coşkun
1995’de Denizli’de dünyaya geldi. İlk, orta ve lise eğitimini Denizli’de tamamladı. 2014 yılında Maltepe Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi’nde başladığı lisans deneyimini 2017’de tamamladı. Stajyerlik deneyiminin ilk durağı Denizli Devlet Hastanesi oldu. Hastane bünyesinde AMATEM, Poliklinik, TRSM ve Palyatif Bakım Ünitesi’nde çalıştı. 2016 yılında Özel Egeli Bakım Merkezi’nde Stajyer Psikolog tecrübesini yaşadı. 2018’de ise Özel Ege Gönülden Bakım Merkezi’nde stajyer olarak mesleğini sürdürdü. 2017 yılında çeşitli bilimsel eğitim ve çalışmaların içinde yer aldı. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV)’de gönüllü öğretmenlik yaptı. İyi derecede İngilizce ve Almanca biliyor. Şuan kendine ait ofisinde danışanlarına hizmet veriyor. Fotoğraf çekmeyi, resim yapmayı, yüzme ve voleybol oynamayı, dans etmeyi, sinema ve tiyatroyu seviyor. Felsefe kitapları başta olmak üzere kitaplara büyük ilgisi var.

CEVAP VER