Şifa Kaynağı Turuncu; Portakal / Diyetisyen Elvan Nalçacı / 27.11.2018

0
778

Portakal ağacının anavatanı, turunç ve limon gibi Himalayaların güney etekleri, Burma ve Güney Çin’dir. Çinlilerin portakalı MÖ 2000 yılından beri tanıdıkları bilinmektedir. Hindistan ve İran üzerinden MÖ 800 yıllarında Mezapotamya’ya gelmiştir. Portakalı 1585’de Avrupa’ya, Portekizliler Güney Çin’den getirerek tanıtmıştır. 18. yüzyılda İspanya’da yaygın olarak yetiştirilmeye başlanmıştır. 16. yüzyılın ortalarında Portekizliler ve İspanyollar bitkiyi Amerika’ya götürdüler. Günümüzde Kaliforniya ve Florida’da yaygın tarımı yapılmaktadır. ABD, Brezilya, Japonya, Kuzey ve Güney Afrika, İspanya, İtalya, Yunanistan, Türkiye ve İsrail’de de yaygın tarımı yapılmaktadır.

Gelin portakalı daha yakından inceleyelim. Portakalda bulunan vitaminler başta C vitamini olmak üzere A, E ve B vitaminleridir. Portakal kalsiyum, demir, potasyumdan zengindir. Portakalın yararları vitaminler ile beraber minerallerden de kaynaklanmaktadır. Aynı zamanda alfa ve beta karotenler, beta-kriptoksantin, zeaksantin ve lutein gibi diğer antioksidanları da içermektedir. Bağırsakların çalışmasında ve kanserlerin önlenmesinde büyük bir yere sahip olan lif için portakal iyi bir kaynaktır.

Portakalın Enerji Ve Besin Değerleri (100 G İçin) Ve 2000 Kkal’lik Beslenme Programı Gereksinimleri Karşılaştırması:

Enerji 49 kkal 2000 kkal
Karbonhidrat 10.1 g ~275 g
Protein 0,8 g ~60 g
Yağ 0,2 g ~73 g
Kalsiyum 34 mg 1000-1200 mg
Demir 0,7 mg 10-15 mg
Potasyum 200 mg 2000 mg
A vitamini 2 mcg 900 mcg
B1 vitamini 0,08 mg 1.1 mg
B2 vitamini 0,03 mg 1.2 mg
B3 vitamini 0,2 mg 15 mg
C vitamini 59 mg 75 -90 mg
E vitamini 0,1 mg 9 mg
Lif 2,1 g ~30 g

 

100g portakalın içerisinde 50mg C vitamini bulunur. Bu miktar bir yetişkinin günlük gereksiniminin % 85’i demektir. Orta boy bir portakal günlük C vitamini ihtiyacını çok rahat karşılıyor. Ancak C vitamini suda eriyen bir vitamin ve vücudumuzda depolayamıyoruz. Bu nedenle kış aylarında sebze ve meyve tüketiminin gün içerisinde ara ara devam etmesi günlük C vitamini gereksinimini karşılamak açısından daha faydalı olacaktır.

Sigara içen kişilerin günlük C vitamini ihtiyacı 100-200 mg kadardır, yani normal gereksinimin 2 katı kadar. Ayrıca portakalın diğer faydaları da gözetilince kış aylarının vazgeçilmez meyvesinin önemi bir kez daha ortaya çıkmış oluyor. Bu nedenle sigara içenler veya içmeyenler için günde 1 tane portakal yemek, faydaları da gözetilince alışkanlık haline getirilebilir.

Portakalın Sağlık Üzerine Etkileri:

  • İçerdiği sitrik asit nedeniyle demirin emilimini artırır.
  • İçerdiği C vitamini ile gribal enfeksiyonlara, soğuk algınlığı, nezleye karşı korur.
  • Posa miktarının fazlalılığıile bağırsak fonksiyonlarının çalışmasına yardım eder. Orta boy bir portakal ortalama 2-3 g lif içerir. Posanın kan şekerini düzenlemede çok büyük faydası vardır. Portakalın, yine C vitamini içeriği sayesinde özellikle diyabetik hastalarının göz, damarlar ve sinirlerde oluşabilecek kronik komplikasyonlarının azaltılmasında da olumlu etkileri vardır.
  • Vücuda direnç ve güç kazandırır. Bağışıklık sistemimiz C vitaminini enflamasyon durumlarında silah olarak kullanır. Bu nedenle grip gibi mevsimsel hastalıklarda C vitamini tüketiminin alımı önem kazanır.
  • İçerdiği C vitamini, karotenler ve flavonoidlerle birlikte güçlü bir antioksidan özellik gösterir.
  • Güçlü bir C vitamini kaynağı olduğundan kollajen, kemik, diş ve alyuvar oluşumuna yardımcı olur.
  • Portakal zayıflamaya da destek oluyor. C vitamini, kollajen doku oluşumunu sağladığı için cilt sarkmalarının önüne geçer, ayrıca yağların yakılmasını sağlayan karnitin adlı maddenin sentezine destek olur. Bu nedenle diyette düzenli C vitamini tüketimi kilo vermeyi de kolaylaştırır.
  • Stresi azaltır.
  • Portakal aynı zamanda iyi bir potasyum kaynağıdır. Diyette potasyumun artmasının tansiyona olumlu etkileri vardır. Ayrıca potasyum tüketiminin böbrek taşları oluşma riskini de azaltıcı etkisi vardır.
  • İçerdiği antioksidanlarla kansere karşı koruyucudur. Portakaldaki flavonoidler serbest radikal oluşumunu nötralize ederek hem bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirir hem de enflamasyon oluşmasının önüne geçer. Uzun vadede kanserlerden koruyucu etkiye de sahiptirler.
  • Cilt kırışıklıklarını azaltır, cildi canlı ve taze tutar, saçlara parlaklık sağlar.
  • Kolesterol düşürücü etkiye sahiptir. Posanın sindirim sisteminde yağları kendi yapısına çektiğini ve vücudunuza fazla yağları almayı engellediğini biliyor muydunuz? Bu nedenle portakal da içeriğindeki posa sayesinde kolesterol seviyenizi düşürmeye destek olacaktır. Yine portakaldaki hesperidin adlı madde de hem kolesterolü hem de tansiyonu düşürmeye destektir.

Metabolizma Hızlandırıcı Ve Şifa Kaynağı Salata Tarifi:

  • ½ demet roka
  • 50 g taze ıspanak veya ince kıyılmış lahana
  • ½ demet semizotu
  • 2 çorba kaşığı lor peyniri
  • 1 orta boy portakal
  • 2 adet ceviz

Sosu için:

  • 1 yemek kaşığı nar ekşisi
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı tahin
  • Tuz

Hazırlanışı:

Tüm yeşillikleri yıkayıp doğruyoruz. Portakalın kabuğunu ince soyup, küp küp doğruyoruz. Üzerine lor peyniri ve cevizleri kıyıp ekliyoruz. Ayrı bir kase de sos malzemelerini çırpıp üzerine ekliyoruz ve şifa kaynağı salatamızı afiyetle tüketiyoruz.

 Meyvesinin yanı sıra kabuğundan(şekerleme ve kurutularak tozu yapılabilir.), kabuğundan elde edilen yağından da yararlandığımız portakal tam bir şifa kaynağı

Portakal Yağının Faydaları: 

  • Kas, kemik ve eklem ağrılarına iyi gelir. Dokulardaki şişmeyi arttıran iltihaplanmaya yarar sağlar. Ağrıyan ya da şişkinlik gösteren kaslara sürülerek ağrının geçmesi sağlanabilir.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği için birçok hastalığa karşı savaşmaya yardım eder.
  • Doğal bir antibiyotiktir. Bu sayede bakterilerin yayılmasını engeller.
  • Yüksek tansiyona iyi gelir. Kan dolaşımını arttırır. Kan basıncını düşürür. Bunun sonucunda hipertansiyonu düşürücü etkisi vardır. Bu sayede kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.
  • Depresyona yarar sağlar. Sakinlik verir. Stresten uzaklaşmak, sakinlik için parfüme eklenebilir. Kokusu eve yayılabilir. Bu sayede stres hormonlarını yavaşlatır. Huzur verir.
  • Vücuttaki toksinlerin atılmasına yardım eder. Sık idrara çıkmayı sağlar. İdrarla birlikte ürik asit, safra, aşırı tuz ve çeşitli toksin maddelerin vücuttan atılmasını sağlar. Bu sayede sindirimi kolaylaştırır.
  • Bağırsaklarda gaz birikmesini engeller. Hazımsızlığa, şişkinliğe iyi gelir. Bağırsaklarda gaz birikmesi sonucu göğüs ağrısı, mide ağrısı gibi ağrıları yok eder. Karın kaslarını ve anal kasları rahatlatır.

Portakal Kabuğunun Faydaları:

  • Portakal kabuğu, ciltte bulunan sivilce ve sivilce izlerini kaybetmede doğal bir çözüm olarak bilinir. Özellikle ciltte bulunan enfeksiyon hastalıklarıyla mücadele eder.
  • Portakal kabuklarındaki güçlü antioksidanlar, cildin yaşlanmasına neden olan serbest radikalleri göndermeye yarar.
  • Taze portakal peelingi dişlerde biriken sarı katmanı azaltabilir. Portakal kabuğu, özellikle sigara lekesini giderir.
  • Kabuklarda ki zengin pektin ve doğal çözünür lif, kolesterolü ve tansiyonu azaltmaya yardımcı olur. Portakal kabuğunu, günde iki kez çayını yaparak veya yiyecek ve içeceklerinize rendeleyerek tüketebilirsiniz.
  • Portakal kabukları sindirim sitemi sağlığını korur ve başta bağırsaklar olmak üzere sindirim siteminin temizlenmesinde önemli rol oynar. Yüksek diyet lifi sayesinde kabızlığı önler ve bağırsak hareketlerini düzenlemeye yardımcı olur. Ayrıca, portakal kabuğundaki pektin, kalın bağırsaktaki yararlı bakterilerin büyümesi için faydalıdır.
  • Portakal kabuğunun içerisinde birçok besin bileşenleri mevcuttur, özellikle C vitamini, bu antioksidan ve vitaminler yağ yakmanıza yardımcı olur. Hızlı kilo vermek için, bu süreçte kahve, çay ve gazlı içecekler yerine portakal kabuğu çayı içebilirsiniz.
  • Portakal kabuğu A ve C vitamini için çok iyi bir kaynaktır ve bu özelliğiyle soğuk algınlığına karşı koruyucudur. Bu iki vitamin soğuk algınlığına neden olan mikroplara karşı vücudun korunmasını sağlar.

Portakal Kabuğu ile cilt maskesi;

Hazırlanışı;

  • 1 çay kaşığı bal
  • 2 çay kaşığı portakal kabuğu tozu
  • 1 ufak kasede yoğurt

1 çay kaşığı bal ile 2 çay kaşığı portakal kabuğu tozu ve yoğurdu karıştırarak bir maske yapın. Bu maskeyi nazikçe ve dairesel hareketlerle masaj yaparak yüzünüze ve boynunuza uygulayın. Yaklaşık 20 dakika yüzünüzde bekletin ve ardından ılık su ile yıkayıp durulayın. Bu yüz maskesini haftada 2 veya 3 kez kullanın.

Portakal kabuğu tozu hazırlamak için kabukları yaklaşık 3 gün boyunca güneşte kurutun.

Portakal Kabuğu Çayı;

Hazırlanışı;

  • 1 adet portakal kabuğu
  • 1 fincan sıcak su
  • Bal

Birkaç adet portakalın kabuğunu serin, kuru bir yerde kurutun. 1 fincan sıcak suya 1 yemek kaşığı kurutulmuş portakal kabuğu koyun. Ağzını kapatın ve 10 dakika boyunca dinlendirin. Soğumaya bırakın ve içine biraz bal katın. Bu bitki çayından günlük 2 bardak içebilirsiniz.

Portakal kabuklarını kurutmadan önce iyice yıkayın.

Yeterli ve dengeli beslenmenin önemini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Kişiye özel hazırlanmış beslenme planına göre tüketilmesi gereken miktarı aşmamak gerekir. Bir besinin şifa kaynağı bile olsa fazlası yarardan çok zarar getirecektir. Sağlıklı bir birey için günde ortalama 2-3 porsiyon meyve tüketimi önerilir.

Sağlıklı, mutlu huzurlu bir hafta dilerim.

‘Diyetisyen Müyesser Elvan NALÇACI’

TEILEN
Önceki İçerikHafta Sonu Satranç Coşkusu Yaşanacak
Sonraki İçerikSinüzit / Denizli Güncel Sağlık / 23.11.2018
Diyetisyen Elvan Nalçacı
1988 tarihinde dünyaya geldi. ilk, orta ve lise öğrenimini Denizli’de tamamladı. Adıyaman Üniversitesi MYO Aşçılık Bölümünden mezun olduktan sonra İstanbul’da ‘’SOFT FOOD’’ üyesi restoranlarda aşçılık yaptı. Denizli’de restoran müdürlüğü ve Halk Eğitim Merkezinde Aşçı öğreticilik yaptı. Liderlik okulu eğitimlerini tamamladı. Liderlik okulu eğitimlerinde yeni bir bakış açısı kazandı ve insanın sınırının olmadığına, istediklerini hiçbir zaman ertelememesi gerektiğine inandı. Tekrar sınava girdi. 2014’te Yakındoğu Üniversitesi Beslenme Ve Diyetetik Bölümünü kazandı ve 2017’de mezun oldu. Pamukkale Üniversitesi Hastanelerinde Stajını yaptıktan sonra Selçuk Üniversitesi Yaşam koçluğu eğitimini tamamladı ve psikoloji üzerine eğitimlere katıldı. Hala psikoloji üzerine yayınları takip ediyor. Beslenme üzerine eğitim ve seminerlere katıldı. Şu an Pamukkale Üniversitesi Hastanelerinde hizmet vermeye devam ediyor. Beslenme psikoloji konusunda sürekli kendini geliştiren, sürekli yeni yayınları takip eden Diyetisyen Elvan Nalçacı bütüncül sağlığa inanarak ‘’Bir insan sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve pozitif düşünceyle daha uzun ve sağlıklı bir ömür sürdürebilir.’’ diyor.

CEVAP VER