Mutlu Evlilik / Aile Danışmanı Merve Erbaş / 07.01.2019

0
331

Boşanma oranlarının giderek arttığı günümüzde, evliliği arkasından ittirircesine yürütebilmek bile bir başarı sayılmaya başladı ne yazık ki. Mutlu evlilik sayısından söz etmek bile istemiyorum.
Flört döneminde ayrı kalınan saatler hesaplanırken evlilikte yan yana zaman geçirebilmek marifet sayılıyor.

Normal yaşantısı olan gelişigüzel bir aile seçip etraflıca incelemeye kalktık diyelim. Herkes kendinden küçük de olsa örnekler bulabilir. Sorun olan temalar farklı gibi görünse de birçok soruna yol açan temel bir konu var. Bu ortak noktanın adı iletişim.
İletişime kısaca dinleme, anlama ve anladığını gösterebilme yetisi diyebiliriz.
Her konuşma iletişim değildir. Konuşmayı iletişim yapan özelliklerin en önemlileri, dinleyicisinin olması ve konuşmanın sırayla yapılmasıdır.
Evlilik ilişkisi içindeki konuşmalar göz önüne getirildiğinde iletişimden ne kadar uzak olduğunu görürüz.

Mutsuz evliliklerde eşler birbirini ve ötekinin ailesini, yetiştiriliş tarzını sürekli eleştirir ve bu tartışmadan bir sonuç alamazlar. Bu yüzden eşler bir süre sonra konuşmaktan da vazgeçerler. Zamanla birbirinden uzaklaşan ve kopuk bir hayat sürmeye başlayan eşler, flört döneminde yaşadıkları duyguların gerçekçi  olmadığına dair inançlar geliştirebilirler. Bazı evlilikler bu noktada bitebilir. Evliliğini bitirmeyi göze alamayan bireylerse dışarıdan bakıldığında mutlu görünürler ancak içe dönük bir mutsuzluk söz konusudur.
Peki mutlu evliliği, mutsuz evlilikten ayıran özellikler nelerdir?
Öncelikle eşler birbirini eleştirmek yerine kabul ederler. “Mükemmeli değil benim olanı sevebilme” çabası içindedirler.
Tartışmalarda haklı olma çabası değil eşin durumunu/düşüncesini anlayabilme çabası vardır.

“O değişsin” değil; “ben  bu durumda ne yapabilirim?” diye düşünülür.
Geçmişe saplanıp kalınmaz. “Şimdi ve burada” önemlidir.
Konuşmalar bölünerek “senin anlattıklarının bir önemi yok” mesajı verilmez. “Yargısız, eleştiriden uzak”  dinlenilir.
Maddi konular şeffaftır. Kazanç ve harcamalar konusu eşlerden saklanmaz.
Sözlü anlaşmalar olabilir. Eşler hangi durumların kabul edilip hangi durumların kabul edilemez olduğunu bilir.
Bireysel geçirdikleri zamanları vardır.
Gelecek ile ilgili ortak hayalleri ve hedefleri vardır ancak bunlara gereğinden fazla bağlı olmazlar.
Birbirlerine ayrılacakları zamanları önemserler.
Eş için önemli olan bir konu önemsizleştirilemez, desteklenir.
Eşler anne-babaları evliliği ile ilgili konulara ve kararlara dahil etmez.
Bunlar gibi daha birçok madde sayılabilir. Önemli olan tüm bu maddeleri bir ortak noktada toplayan iletişimi geliştirebilmek aslında.
Bireyler, eşler arasında da anne-babaları ve  çocuklarıyla olan ilişkilerinde de iletişime gereken özeni gösterdiklerinde ilişkide düzelme ve sağlamlaşma kaçınılmaz olacaktır.
Peyami Safa’nın bu konuyla ilgili güzel bir sözüyle konuyu toparlayayım…
“SUÇLAMAK ANLAMAKTAN DAHA KOLAYDIR. ANLARSAN, DEĞİŞMEN GEREKİR.”
Anlamaya çalışmak ümidiyle…

Oyun Terapisti, Aile Danışmanı ve Cinsel Terapist – Merve ERBAŞ’

CEVAP VER