<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Denizli Güncel Sağlık</title>
    <link>https://www.denizliguncelsaglik.com</link>
    <description>Denizli'nin Güncel Sağlık Haber Sitesi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 02 May 2026 23:01:16 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Evde Bakım ve Sağlık Hizmetleriyle Denizli’de 150 Bin Haneye Destek]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/evde-bakim-ve-saglik-hizmetleriyle-denizlide-150-bin-haneye-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/evde-bakim-ve-saglik-hizmetleriyle-denizlide-150-bin-haneye-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli’de evde bakım ve sağlık hizmetleri kapsamında yaşlı, engelli ve yatağa bağımlı vatandaşlara yönelik sunulan hizmet sayısı 2025 yılında 150 bine ulaştı. Evde sağlık, kişisel bakım, temizlik ve hasta nakilleriyle binlerce haneye destek sağlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Denizli’de yürütülen evde bakım ve sağlık hizmetleri, günlük yaşam faaliyetlerini tek başına sürdüremeyen vatandaşlar için önemli bir destek mekanizması oluşturuyor. 2025 yılı boyunca yaşlı, engelli ve yatağa bağımlı bireylere yönelik verilen hizmetlerin toplam sayısı 150 bine ulaştı.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>19 ilçede 616 mahallede hizmet</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Evde Bakım ve Sağlık Koordinasyon Merkezi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında; 19 ilçede yer alan 616 mahallede 80 bin 350 kez evde sağlık hizmeti sunuldu. Bunun yanı sıra 45 bin 800 kişisel bakım ve 8 bin 850 ev temizliği hizmeti gerçekleştirildi.</p>

<p style="text-align:justify">[related-posts id="12594" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="" height="720" src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/uploads/2026/02/denizli-guncel-saglik-buyuksehir-belediyesi-evde-saglik-ve-bakim-hizmetleri-engelli-yasli-cocuk-kadin-cavusoglu-yardim.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Hasta nakilleri ve ücretsiz hasta yatakları</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Yatağa bağımlı, engelli ve kronik rahatsızlığı bulunan hastalar için tam donanımlı ambulanslarla 15 bin kez hasta nakli yapıldı. Tedavisi evde devam eden hastaların ihtiyaçları doğrultusunda ise özel olarak tasarlanan 400 adet hasta yatağı ücretsiz olarak temin edildi.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="" height="720" src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/uploads/2026/02/denizli-guncel-saglik-buyuksehir-belediyesi-evde-saglik-ve-bakim-hizmetleri-engelli-yasli-cocuk-kadin-cavusoglu-iyilik-mesaisi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Sosyal belediyecilik anlayışıyla destek</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Yürütülen çalışmaların temelinde sosyal belediyecilik anlayışının yer aldığı belirtilirken, Denizli’de hiçbir vatandaşın zor zamanlarında yalnız bırakılmadığı vurgulandı. Hizmetlerin, ihtiyaç sahiplerinin yaşam kalitesini artırmaya yönelik olarak sürdürüldüğü ifade edildi.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="" height="720" src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/uploads/2026/02/denizli-guncel-saglik-buyuksehir-belediyesi-evde-saglik-ve-bakim-hizmetleri-engelli-yasli-cocuk-kadin-cavusoglu-temizlik.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Bir telefonla hizmete ulaşmak mümkün</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Evde bakım ve sağlık hizmetlerinden yararlanmak ya da detaylı bilgi almak isteyen vatandaşların, Evde Bakım ve Sağlık Koordinasyon Merkezi’ne <strong>0 (258) 377 20 12</strong> numaralı telefon üzerinden ulaşabilecekleri bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><img alt="" height="720" src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/uploads/2026/02/denizli-guncel-saglik-buyuksehir-belediyesi-evde-saglik-ve-bakim-hizmetleri-engelli-yasli-cocuk-kadin-cavusoglu-destek.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /><img alt="" height="720" src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/uploads/2026/02/haber-denizli-guncel-saglik-buyuksehir-belediyesi-evde-saglik-ve-bakim-hizmetleri-engelli-yasli-cocuk-kadin-cavusoglu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /><img alt="" height="720" src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/uploads/2026/02/denizli-guncel-saglik-buyuksehir-belediyesi-evde-saglik-ve-bakim-hizmetleri-engelli-yasli-cocuk-kadin-cavusoglu-yeme-icme.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/evde-bakim-ve-saglik-hizmetleriyle-denizlide-150-bin-haneye-destek</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Feb 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/uploads/2026/02/denizli-guncel-saglik-buyuksehir-belediyesi-evde-saglik-ve-bakim-hizmetleri-engelli-yasli-cocuk-kadin-cavusoglu.jpg" type="image/jpeg" length="18265"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzun ve Sağlıklı Yaşamak Mümkün mü? İşte 2026 İçin Yol Haritası]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/uzun-ve-saglikli-yasamak-mumkun-mu-iste-2026-icin-yol-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/uzun-ve-saglikli-yasamak-mumkun-mu-iste-2026-icin-yol-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre 2026’da asıl risk, uzun yaşamak değil sağlıklı yaşlanamamak. Beslenmeden uykuya, kas sağlığından strese kadar küçük alışkanlıklar büyük fark yaratıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Uzmanlara göre mesele uzun yaşamak değil, sağlıklı yaş alınan yılları artırmak...</p>

<p style="text-align:justify">Yeni bir yıla girerken birçok kişi “bu yıl kendime daha iyi bakacağım” sözü veriyor. Ancak uzmanlara göre <strong>uzun ve sağlıklı yaşamak</strong>, kısa süreli heveslerle değil, sürdürülebilir alışkanlıklarla mümkün.<br />
Prof. Dr. İsmet Tamer, sağlıklı yaşlanmanın genetikten çok <strong>günlük yaşam tercihleriyle</strong> şekillendiğine dikkat çekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">[related-posts id="7777" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p style="text-align:justify">Kalp-damar hastalıkları, diyabet, obezite, bazı kanser türleri ve hatta bunama riskinin önemli bir kısmı; <strong>beslenme, hareket, uyku ve stres yönetimi</strong> ile doğrudan ilişkili. Bu nedenle hedef, sadece yaşam süresini uzatmak değil, <strong>yaşamın sağlıklı geçen yıllarını çoğaltmak</strong> olmalı.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="Denizli Güncel Sağlık Sema Mutcalı Kuran Tüketici Hakları Günü Bilinçli Beslenme Tüketim" height="505" src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/uploads/2025/03/denizli-guncel-saglik-sema-mutcali-kuran-tuketici-haklari-gunu-bilincli-beslenme-tuketim.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<hr />
<h2 style="text-align:justify">Amaç: Uzun Yaşamak Değil, Sağlıklı Yaş Almak</h2>

<p style="text-align:justify">Uzmanlara göre sağlıklı yaşlanmak; pahalı takviyeler, mucize diyetler ya da aşırı katı kurallar anlamına gelmiyor. Asıl farkı yaratan; <strong>basit, bilim destekli ve sürdürülebilir seçimler</strong>.</p>

<p style="text-align:justify">Hedef; 70’li, 80’li hatta 90’lı yaşlarda bile <strong>aktif, bağımsız ve zihinsel olarak güçlü kalabilmek</strong>. Bunun mümkün olduğu, uzun soluklu bilimsel çalışmalarla da destekleniyor.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<hr />
<h2 style="text-align:justify">Beslenmede Devrim Değil, Sadeleşme</h2>

<p style="text-align:justify">Uzun ve sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri beslenme. Bilimsel araştırmalar; sebze, meyve, baklagil, tam tahıl, zeytinyağı, kuruyemiş ve balık ağırlıklı beslenmenin hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını ortaya koyuyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Beslenmede dikkat edilmesi gereken adımlar:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Tabağın yarısı sebzelerden oluşmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Paketli gıdalar azaltılmalı, etiket okuma alışkanlığı kazanılmalı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Protein kaynakları çeşitlendirilmeli (baklagil, balık, yumurta, yoğurt)</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">“Ne yememeliyim?” yerine “Ne ekleyebilirim?” sorusu sorulmalı</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">[related-posts id="588" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<hr />
<h2 style="text-align:justify">Kas Sağlığı, Biyolojik Yaşı Belirliyor</h2>

<p style="text-align:justify">Son yıllarda uzun ve sağlıklı yaşam araştırmalarında öne çıkan başlıklardan biri de <strong>kas sağlığı</strong>. Yaşla birlikte görülen kas kaybının kaçınılmaz olmadığı, büyük ölçüde önlenebildiği belirtiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Haftada en az iki gün yapılan direnç egzersizleri:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Düşme riskini azaltıyor</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İnsülin direncini iyileştiriyor</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bilişsel fonksiyonları destekliyor</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Üstelik bunun için spor salonu şart değil. Evde yapılan basit egzersizler, tempolu yürüyüş ve merdiven çıkmak bile kaslara “aktif kal” mesajı veriyor.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:justify">Uyku: Uzun Yaşamın Sessiz Destekçisi</h2>

<p style="text-align:justify">Kaliteli uyku, hücresel onarımın en yoğun yaşandığı süreç olarak tanımlanıyor. Yetersiz uyku; bağışıklık sistemini zayıflatıyor, kilo alımını kolaylaştırıyor ve kalp hastalığı riskini artırıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Uzmanlar, düzenli uyku saatleri, yatmadan önce ekranlardan uzak durma ve uygun uyku ortamının <strong>uzun ve sağlıklı yaşam için vazgeçilmez</strong> olduğunu vurguluyor.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:justify">Stres: Uzun Yaşamın Gizli Düşmanı</h2>

<p style="text-align:justify">Kronik stres, vücutta sessiz ama yıpratıcı bir etki yaratıyor. Sürekli yüksek seyreden stres hormonlarının; bağışıklık sistemi, hormon dengesi ve hücresel yaşlanma üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğu belirtiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Stresi tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da, <strong>doğru yöntemlerle yönetmek</strong> uzun vadede büyük fark yaratıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/uzun-ve-saglikli-yasamak-mumkun-mu-iste-2026-icin-yol-haritasi</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Jan 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/uploads/2026/01/denizli-guncel-saglik-uzun-yasamin-sirri-saglikli-beslenme-duzenli-uygu-haber.jpg" type="image/jpeg" length="99393"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DENİZLİ'DE ÖLÜM NEDENLERİNİN BAŞINDA DOLAŞIM HASTALIKLARI GELİYOR]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/denizlide-olum-nedenlerinin-basinda-dolasim-hastaliklari-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/denizlide-olum-nedenlerinin-basinda-dolasim-hastaliklari-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="814" data-start="430">DENİZLİ HABER&nbsp;–&nbsp;Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)&nbsp;tarafından açıklanan&nbsp;2024 yılı Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri'ni açıkladı.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="1333" data-start="1069">Denizli’de&nbsp;ölüm nedenlerine bakıldığında, ilk sırada&nbsp;2 bin 991 kişiyle dolaşım sistemi hastalıkları&nbsp;yer aldı. Bu hastalıklar arasında en sık görüleni&nbsp;iskemik kalp hastalıkları&nbsp;olurken,&nbsp;felç&nbsp;ve&nbsp;diğer kardiyovasküler sorunlar&nbsp;da önemli yer tuttu.</p>

<p data-end="1556" data-start="1335">İkinci sırada&nbsp;1.102 kişiyle tümörler (neoplazmlar), üçüncü sırada ise&nbsp;864 kişiyle solunum sistemi hastalıkları&nbsp;yer aldı. Bu grupta&nbsp;KOAH,&nbsp;zatürre&nbsp;ve&nbsp;akciğer enfeksiyonları&nbsp;gibi hastalıklar dikkat çekti. Bu veriler Türkiye genel verileri ile uyumlu çıktı.&nbsp;</p>

<h3 data-end="1588" data-start="1558"></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/denizlide-olum-nedenlerinin-basinda-dolasim-hastaliklari-geliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Jun 2025 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/uploads/2025/04/stent-denizli-guncel-saglik-kalp-krizi-kalp-sagligi-yaglanmasi-sigara-meyve-egzersiz-spor.jpg" type="image/jpeg" length="45695"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PAMUKKALE BELEDİYESİ YAZ KURSLARI İÇİN KAYITLAR BAŞLADI]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/pamukkale-belediyesi-yaz-kurslari-icin-kayitlar-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/pamukkale-belediyesi-yaz-kurslari-icin-kayitlar-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p>T.C. Pamukkale Belediyesi, yaz aylarının gelmesiyle birlikte ilçe halkının hem keyifli, hem de verimli vakit geçirmesi için kolları sıvadı. Her kesimden ve yaştan vatandaşlar için çeşitli dallarda düzenlenecek yaz kurslarına kayıtlar başladı.</p>

<p>Pamukkale Belediyesi Yaz Kursları, spordan sanata, kişisel gelişimden hobi edinmeye kadar zengin bir yelpaze sunarken, kurslar Pamukkale Belediyesi’ne ait Aktepe Sosyal Tesisleri, Aktepe Futbol Sahası ve Atatürk Caddesi Ek Hizmet Binası’nda gerçekleştirilecek. Açılacak kurslar arasında Boks, Karate, Pilates, Jimnastik, Masa Tenisi, Futbol, Judo, Gitar, Piyano, Satranç, İngilizce, Zekâ Oyunları, Drama, Resim, Etkili ve Hızlı Okuma, Keman, Robotik Kodlama ve Bağlama bulunuyor. Bu çeşitlilik sayesinde her yaştan ve ilgi alanından vatandaşın kendine uygun bir kurs bulması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KAYITLAR ONLİNE VE SINIRLI KONTENJAN</strong></p>

<p>Kurslara katılmak isteyen vatandaşlar, www.pamukkale.bel.tr adresi üzerinden ilgili formu doldurarak kolayca kayıt yaptırabilecekler. Pamukkale Belediyesi, kursların kalitesini ve verimliliğini artırmak amacıyla sınırlı sayıda kursiyer kabul edeceğini belirtti. Kontenjanlar dolduğunda yeni başvuru alınamayacağının altı çizildi. Kurslarla ilgili detaylı bilgiler ve başvuru koşulları, belediyenin resmi web sitesinde yer alan başvuru sayfalarında bulunuyor.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/pamukkale-belediyesi-yaz-kurslari-icin-kayitlar-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Jun 2025 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/uploads/2025/06/pamukkale-belediyesi-kurslari-2.jpg" type="image/jpeg" length="68135"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PASVAK'TAN, BİR KURBAN BAYRAMI KLASİĞİ]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/kurban-bayraminda-bir-pasvak-klasigi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/kurban-bayraminda-bir-pasvak-klasigi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Usta GazeteCi Ümit Yakuphanoğlu bu bayram Pasvak Kurban Bayramı ritüelini ele aldı.</p>

<p>Bayramın birinci günü yöneticiler, çalışanları, bağışçıları, ihtiyaç sahipleri ile bir araya gelerek kurban eti eşliğinde bayramlaşan ve asırlarca yıllık geleneği modernize ederek yaşatmaya çalışan Pasvak'ın Merkezefendi tesisleri bu bayramda çoluk çocuk şenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu bayram coşkusunu Yakupoğlu medya kayda alarak ölümsüzleştirdi. Videoya aşağıdaki linkten ulaşılabilir;</p>

<p>https://www.instagram.com/reel/DKkGa5aC9wo/?utm_source=ig_web_copy_link&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.instagram.com/reel/DKkGa5aC9wo/?utm_source=ig_web_copy_link</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sivil Toplum, Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/kurban-bayraminda-bir-pasvak-klasigi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Jun 2025 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/uploads/2025/06/whatsapp-image-2025-06-07-at-134527.jpeg" type="image/jpeg" length="95941"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aldatılan kadınların tepkileri duruma göre değişiyor]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/aldatmaya-gore-kadinlarin-tepkileri-degisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/aldatmaya-gore-kadinlarin-tepkileri-degisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hiçbir kadın aldatılmayı istemez. Ancak bazı kadınlar bu durumu kabullenebilir. Psikolog Ebru Özer Özkul ise aldatılan kadınların bazı durumlarda bunu kabullenebildiğini, fakat duygusal aldatma olursa ilişkiyi veya evliliği sonlandırma ihtimalinin fazla olduğunu dile getirdi. Özkul'a göre erkeklerde bu durum tam tersi. İşte ayrıntılar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Aldatılmak insanlarda duygusal travmaya neden olan, çoğu kez evliliklerin, ilişkilerin sonlanmasına yol açan üzücü bir durum. Peki kimler, neden aldatıyor? Aldatılan kişi nasıl bir psikolojiye giriyor? Psikolog Ebru Özer Özkul, aldatmanın sebepleri ve sonuçları konusunda önemli bilgiler verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Psikolog Ebru Özer Özkul, kadınların fiziksel aldatmayı, bir gecelik ilişkileri zaman zaman tolere edebildiğini, ancak erkeğin duygusal aldatmasını affetmediğini kaydetti. Erkeklerde durumun tam tersi olduğu anlatan Özkul şunları söyledi:</p>

<p style="text-align:justify">“Erkeğin cinsel ilişkiye girmesi, fiziksel olarak aldatması bazı kadınlar tarafından affedilebilirken, erkeğin duygusal yönden aldatmasını hemen hiçbir kadın affetmiyor. Eğer erkek ‘aşık oldum’ diyorsa kadın bunu tolere etmiyor.’<strong> </strong>Hata yaptım, bir gecelik bir şeydi, aslında seni seviyorum’ dediğinde ise affedebiliyor. &nbsp;‘Aldattı ama ona bağlanmadıysa, bana bağlıysa ilişkimiz devam edebilir’ diye düşünüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Erkeğin bakış açısından ise tam tersi durum söz konusu. Erkek duygusal yakınlaşmayı çok önemsemiyor. Cinsel birliktelik yaşayıp yaşamadığını soruyor.&nbsp; Sadece konuştuysa, mesajlaştıysa erkek affedilebiliyor.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Aldatmak sadece cinsel ilişki değil</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ebru Özer Özkul, eşi ve partneri dururken, kişinin flörtöz ihtiyacınızı başka birinden karşılamak üzere motivasyonun olmasının sadakatsizlik olduğunu söyledi. Aldatmanın; flört etmek, sosyal medyadan yazışmak, duygusal ilişki yaşamak, cinsel ilişki kurmak gibi farklı şekillerde olabildiğini belirten Özkul, sadece evlilerde değil sevgili, nişanlı gibi diğer partner ilişkilerinde de bu durumların aldatmak olarak nitelendirildiğini ifade etti.</p>

<p style="text-align:justify">Psikolog Ebru Özer Özkul, aldatmanın sebepleri,&nbsp; sonuçları ve aldatılma sonrası psikolojik durumla ilgili şu bilgileri verdi:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kadının ve erkeğin aldatması arasında fark var</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Ülkemizde erkeklerin ve kadınların aldatma eğilimi birbirine eşit. Ancak aldatma eylemine baktığımızda erkeklerin daha dürtüsel oldukları için aldatma eylemini daha fazla yaptıkları görülüyor.&nbsp; Toplumsal bakış açısında kadının aldatması ile erkeğin aldatması arasında fark var. &nbsp;Ülkemizde ‘erkektir yapar’ gibi bir algı var ve erkeğin aldatması kimilerince normal karşılanıyor. Böyle çevrede büyüyen bazı erkekler de aldatmayı bir hak olarak görüyorlar. Kadınların aldatması ise asla hoş karşılanmıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="" height="429" src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/uploads/2023/10/denizli-guncel-saglik-aldatma-psikolojisi-aldatma-nedir-aldatma-turleri-kadinlarin-aldatmaya-tepkileri-erkekler.jpg" width="730" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Erkekler dürtülerini kontrol etmekte zorlanıyor</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kadınlar evlilik doyumu, ilişki tatmini aşağıda olduğunu hissettiğinde daha çok duygusal ihtiyaçlarını karşılamak için aldatıyorlar. Erkek içinse arada duygusal bir bağ olması şart değil. Şartlar uygunsa ve hak görmeci bir bakış açısı varsa sadece fiziksel olarak cinselliğini yaşamak için aldatabiliyor. Duygusal olarak bir şey hissetmese de aldatabiliyor. Erkekler daha dürtüseller ve dürtülerini kontrol etmekte daha zorlanıyorlar.&nbsp; Önce yapıp sonra düşünüyorlar. Dürtüsel kadınlar da var ama çoğunlukla duygusal tatmin amaçlı aldatıyorlar.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kişi kararsızsa psikolojik destek almalı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu kişilik yapısına, ilişkinin kalitesine, ilişkinin dinamiğine, evlilikten elde ettikleri doyuma, ilişkilerin giriftliğine göre değişen bir şey.</p>

<p style="text-align:justify">Bazen aldatma bir sinyal olarak algılanıyor ve ilişkinin düzelmesine vesile oluyor. İlişkiyi tamir etmeye, sürdürmeye motivasyonu olan çiftler için bu bir sinyal olarak algılanabiliyor. Bir şeylerin yanlış gittiğine dair bir farkındalık oluşuyor. Nerede hata yaptıklarına bakıp ilişkiyi başka bir formatta sürdürebiliyorlar.</p>

<p style="text-align:justify">Bazen de aldatma çok yaralayıcı, yaslı olabiliyor. Aldatılan kişi duygusal olarak bunu kaldıramayıp adeta bir insanın ölümü gibi algılayabiliyor ve yas sürecine girebiliyor. Kişi bu şekilde hissediyorsa aldatma ilişkiyi öldürüyor, bitiriyor. &nbsp;Ya o ilişkiyi daha farklı bir düzleme getiriyorsunuz ya da sonuç yıkım oluyor.</p>

<p style="text-align:justify">Aldatılan kişiyi suçlayarak bir yere varmak mümkün değil. Bu ilişkinin kurtarılmasını, ilerlemesini zorlaştıran bir durum. Kişinin&nbsp; ‘ Evet böyle bir şey benim başıma geldi, bunu yaşayan bir tek ben değilim, şimdi ne yapacağım? Ben evliliği daha iyi bir tarafa doğru çekmek mi istiyorum?&nbsp; Yoksa bu ilişkiyi bitirmek mi istiyorum?’ diye durum muhasebesi yapmasını öneriyoruz. İlişkinin dinamiklerine bakıp ya tamam ya devam demesi gerekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Eğer kişi kararsızsa, ya da bu durumu atlatıp ilişkisini daha iyi bir düzleme taşıma niyetindeyse, partneriyle veya bireysel olarak psikolojik destek almasını öneriyoruz. Uzman psikolog desteği, daha sağlıklı karar vermesini ve içinde bulunduğu olumsuz psikolojiyi daha çabuk atlatmasını sağlar.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="Ebru Özer ÖZKUL - Psikolog" height="429" id="Ebru Özer ÖZKUL - Psikolog" src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/uploads/2023/10/denizli-guncel-saglik-ebru-ozer-ozkul-psikolog.jpg" width="730" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Bazı kadınlar aldatılmayı koz olarak kullanıyor</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bazen aldatılan kişi o ilişkiden beslenmeyi sürdürmek için affediyor ama bir yandan da intikam almaya yönelik tavırlar içine giriyor. İlişkinin restorasyonu için adım atmayıp hep haklı pozisyonda kalmayı seçiyor. Özellikle aldatılan kadınlar böyle bir durumu tercih edebiliyor. Kendisine evliliğinde avantaj sağlıyor. ‘Sen de bunu yapmadın mı?’ diye karşısındakini susturmaya çalışıyor, üstünlük kurma çabasında koz olarak kullanıyor. Bu hiç sağlıklı bir yaklaşım değil.</p>

<p style="text-align:justify">Eğer karşıdaki kendini çok haksız görüyorsa ve kendini suçluyorsa bu tür ilişkiler sağlıksız bir şekilde devam edebiliyor. Ama bu durumda birincil ilişkisinden beslenemeyen erkek yine aldatıyor. Baston ilişkiler kurarak hayatını sürdürüyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Partneriniz sizi aldattıysa kendinizi suçlamayın</strong></p>

<p style="text-align:justify">Erkeklerde anti sosyal, dürtüsel, narsist özellikler taşıyan insanlar aldatmaya daha çok meyilli. Kadınlarda ise daha borderline, daha dürtüsel kişilik özelliklerine sahip olanlar aldatıyor.</p>

<p style="text-align:justify">John Bowlby’e göre insanların çocukluk deneyimlerine göre farklı ilişkiye bağlanma modelleri var. Bu bağlanma modelleri güvenli bağlanma,&nbsp; kaygılı-korkulu bağlanma, kaçınan bağlanma ve saplantılı bağlanma. Bu bağlanma modelleri de kişinin aldatmaya yatkın olup olmadığı konusunda ipucu veriyor.</p>

<p style="text-align:justify">Kaçınan bağlanma modeline sahip insanlar ilişkilerinde sınırlı temas kuruyorlar. Karşılarındakine güven duymuyorlar ve her an teyakkuzdalar. Bu nedenle evlilik beklentilerini karşılamakta zorlanıyorlar. Teslimiyetçi değil daha temkinli bir bağlanma şekilleri var. Bir türlü emin olamıyor, güven ortamı sağlayamıyorlar. Bu tür insanların aldatma eğilimleri var.</p>

<p style="text-align:justify">Kaygılı Korkulu bağlanma stilinde kişinin hem kendine hem de başkalarına yönelik olumsuz değerlendirmesi var. Hem kendine güvenmiyor hem de başkasına güvenmiyor. Hem kendinin hem de başkalarının sevilmeye layık olmadığı inancını taşıyor. Kişi yakın ilişkilerden kaçınıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Saplantılı bağlanma stiline sahip kişiler kendilerine değersiz buluyorlar. Başkalarını değerli buluyorlar. Diğerleriyle yakın ilişki kurmaya çalışırken kabul görmek için yapışık tarzda hareket ettiklerinden karşındakini kendilerinden uzaklaştırabiliyorlar.</p>

<p style="text-align:justify">Kayıtsız bağlanma modelinde ise kendilerini sevilebilir bulup değerli görürken başkalarını değersiz görüp onlara karşı olumsuz tutum sergiliyorlar.</p>

<p style="text-align:justify">İdeali ise güvenli bağlanma modeli. Güvenli bağlanma modeline sahip insanlar bir insanla birlikteyken bir başkasına ihtiyaç duymuyor. Kendini seviyor, benlik saygısı yüksek, aynı zamanda karşındakine de değer veriyor. Başkalarına karşı duyarlı davranışlar sergiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Eşiniz ya da partneriniz sizi aldattıysa kendinizi suçlamanız haksızlık olur. Çünkü aldatma sizinle ilgili değil, aldatanın kişilik özellikleriyle, bağlanma modelleriyle ilgili bir durum. Yani bir kişi sizi aldatıyorsa sizden ötürü değil, o güvenli bağlanmayı ve güvenli ilişki modelini yaşayamadığı içindir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/aldatmaya-gore-kadinlarin-tepkileri-degisiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Jun 2024 23:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/uploads/2023/10/denizli-guncel-saglik-ebru-ozer-ozkul-kadinlar-duygusal-aldatma-erkekler-nlp-psikolog.jpg" type="image/jpeg" length="27661"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Günümüzün vebası kalp hastalığının önüne yaşam tarzınızla geçebilirsiniz]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/yasam-tarzi-degisikligi-kalp-sagligini-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/yasam-tarzi-degisikligi-kalp-sagligini-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çağımızın vebası olarak nitelendirilen kalp hastalıkları büyük bir mesele haline geldi. Gündelik yaşam da bunda etkili. Bunun önüne geçmenin bir başka yolu ise yaşam şeklini değiştirmek. İşte ayrıntılar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:paragraph -->
<p style="text-align:justify">Kardiyoloji Uzm. Dr. Fatih Çam, kalp hastalıkları konusunda vatandaşları bilgilendirdi. Modern çağda kalp hastalıklarının arttığını belirten Çam, yaşam tarzı değişikliğinin kalp sağlığını etkilediğini kaydetti. Kalp sağlığını korumanın formülünü de anlatan Çam, “Hipertansiyon var olup tedavi edilmezse kalp hastalığı kendiliğinden düzelmez ama mutlaka yaşam tarzı değişikliği kalp sağlığında ciddi rol oynar. Yani ilaç tedavisi uygulamadan, hasta kilosunu veriyorsa ve sporunu yapıyorsa tansiyonunu düzene koyabilir” dedi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Mutlaka doktora gidin</strong></p>

<p style="text-align:justify">Günümüzün vebası haline gelen kalp hastalığı sorunu gittikçe artıyor. Kalp büyümesi hastalığıyla ilgili tanı ve tedavi yöntemleri hakkında konuşan Özel Egekent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Fatih Çam, önemli açıklamalarda bulundu. Hastalık hakkında doktora başvurmanın önemine değinen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Fatih Çam, “Kalp büyümesi ile ilgili bir şikayet çok olmaz. Yani kalbim büyüdüğü için doktora geldim denilmez. Hastanın hipertansiyonu vardır. Tansiyon hastalığıyla alakalı baş ağrısı, göz kararması, bulanıklık ve dolgunluk hissi olabilir. Kalp büyümesinin en sık sebebi olan hipertansiyon, hastalar için hastaneye geliş şikayetlerinden bir tanesidir. Bunlar varsa mutlaka bir kalp grafisi ve kalp ultrasonu yani ekokardiyografi yaparız. Biz kalp büyümesini ve EKG ve ekokardiyografi ile tanısını koyuyoruz” dedi.</p>

<p style="text-align:justify">[related-posts id="8959" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kalp sağlığınız için spor yapın</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Kalp büyümesinin doktor müdahalesi olmadan geçemeyeceğini ancak yaşam tarzının bunda etkili olduğunu vurgulayan Dr. Fatih Çam, “Kalp büyümesi doktor müdahalesi olmadan geçmesi mümkün değildir. Hipertansiyon var olup tedavi edilmezse kalp hastalığı kendiliğinden düzelmez ama mutlaka yaşam tarzı değişikliği kalp sağlığında bunda ciddi rol oynar. Yani ilaç tedavisi uygulamadan, hasta kilosunu veriyorsa ve sporunu yapıyorsa tansiyonunu düzene sokabilir. Bunların hiç birini uygulamadan kalp büyümesinin kendiliğinden düzelmez. Bunun dışında kalp damar ve kalp kapak problemleri yine ilaç kullanmadan sorun çözülmez. Eğer kapakta bir problem varsa ve bu giderek kötüye gidiyorsa buna ilaç kullanmadan veya müdahale etmeden çözülemez. Kalp büyümesinin tedavileri sebebine yönelik oluyor. Hipertansiyon kalp büyümesinin en önemli tedavisi. Hipertansiyonu biz ilaçla tedavi ediyoruz. Kapak problemlerine bağlı olan kalp büyümelerini ameliyat ile yapabiliyoruz. Bunun dışında kalp damar problemleri olan insanlarda da baypas ve anju gibi tedavilerle kalp yetersizliğini önlemeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<!-- /wp:paragraph --></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/yasam-tarzi-degisikligi-kalp-sagligini-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Jun 2024 15:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/uploads/2024/01/denizli-guncel-saglik-yasam-tarzi-fatih-doktor-kardiyoloji-uzmani-hastane-kalp-sagligi-rahatsizliklari-saglikli-hayat.jpg" type="image/jpeg" length="73142"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zorluklarla mücadelenin anahtarı psikolojik sağlamlık]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/zorluklarla-mucadelenin-anahtari-psikolojik-saglamlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/zorluklarla-mucadelenin-anahtari-psikolojik-saglamlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Stresli şehir yaşamında insanlar risklere maruz kalıyor ve zorluklarla karşılaşıyor. Bunun yanına zorlu yaşam serüveni içinde mücadele içine giren bireylerin psikolojik sağlamlığı çok önemli unsur haline geldi. Psikolojik sağlamlıkla ilgili açıklama yapan Aile Danışmanının verdiği doyurucu bilgilerle kamuoyunu aydınlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Aile Danışmanı Ebru Özer Özkul, psikolojik sağlamlığın; travma, zorlu yaşam olayları ya da belirgin bir risk altında baş etme, sağlıklı uyum gösterme ya da yeterlilik geliştirebilme süreçlerini içerdiğini söyledi.</p>

<p style="text-align:justify">Bazen başarıyla bazen de başarısızlıkla baş edebilmek gerektiğini kaydeden Özkul, ”Risk ya da zorluğa maruz kalma durumunda psikolojik sağlamlık gündeme geliyor. Kişinin duruma uyum sağlayarak mevcut tüm olumsuz koşullara rağmen yaşamın farklı alanlarında başarı elde edebilmesi gerekiyor. Bu da psikolojik sağlamlık gerektiriyor” dedi.</p>

<p style="text-align:justify">[related-posts id="11184" color="bg-primary"][/related-posts]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Psikolojik sağlamlığın alt başlıklarında; eğitimsel sağlamlık, akademik sağlamlık, duygusal sağlamlık, davranışsal sağlamlık, ego sağlamlığı gibi kavramların bulunduğunu anlatan Ebru Özer Özkul şunları söyledi:</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="" height="505" src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/uploads/2024/04/denizli-guncel-saglik-psikolojik-saglamlik-ilkokul-pano-ogrenci-veli-stres-ebru-ozer-ozkul-aile-danismani-mutlu-cocukluk-haber.jpg" width="860" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Psikolojik sağlamlığı olan kişilerin özellikleri</strong></p>

<p style="text-align:justify">“Eğer kişide yeterlilik ve yetenekleri ile doğru orantılı kendine güven varsa, uyum becerisi, sosyal beceri, özyetkinlik, özerklik, problem çözme becerisi, yüksek benlik saygısı ve ego kontrolü varsa psikolojik sağlamlıktan söz edebiliriz. Otokontrolün olması çok önemli. En önemlisi de yüksek benlik saygısı. Etkili problem çözme becerilerine sahip olmak, özerklik, iyimserlik, geleceğe umutla bakıyor olabilmek psikolojik sağlamlığı olan kişilerde bulunan özellikler. Zeka da psikolojik sağlamlıkla doğru orantılı. Ayrıca daha uyumlu bir mizaca sahip olmak da psikolojik sağlamlık açısından bir avantaj”.</p>

<p style="text-align:justify">Psikolojik sağlamlığı olan bireylerin daha mutlu olduğunu ifade eden Ebru Özer Özkul, mizah ve espri anlayışlarının da üst düzeyde olduğunu ifade etti.</p>

<p style="text-align:justify">[related-posts id="12033" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p style="text-align:justify">Aile Danışmanı Ebru Özer Özkul psikolojik sağlamlık konusunda şu bilgileri verdi:</p>

<p style="text-align:justify">“Psikolojik sağlamlığı olanlar, zorlu yaşantıları tehdit olarak algılamak yerine becerilerini sınayabileceği bir fırsat olarak algılayan, kontrolünü kaybetmeyen, karşılaştıkları olumsuzlukları kendi lehine çevirebilen ve böylece stres seviyelerini düşürebilen insanlar olarak tanımlanıyor. Tüm risk faktörlerine rağmen koruyucu faktörlerle olumlu sonuçlar elde etmeleri söz konusu.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Mutlu çocukluk geçirenlerin psikolojik sağlamlığı daha fazla</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ailede psikolojik sağlamlık çok önemli. Aile içindeki duygusal bağlar, okuldaki veya toplumdaki sosyal destek varlığı psikolojik sağlamlığı olumlu etkileyen faktörler. Sosyal bir çevrenin içinde yer alma, iyi okullarda okuma. Bir gruba ait olmak. Sevildiğin sevdiğin ilişkilerin olması, öyle bir ortamda olmak önemli.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer yandan; destekleyici sıcak bir ailede büyümeyen çocuğun psikolojik sağlamlığa ulaşması daha zor. Aile içi iletişimin sıkıntılı olması, düşük sosyoekonomik düzey, iyi ebeveynlerin olmaması, bunların hepsi psikolojik sağlamlıkla ilgili bir risk oluşturuyor.</p>

<p style="text-align:justify">Yapılan bir araştırmada; psikolojik sağlamlığı olan, mizah ve espri anlayışı olan çocuk ve ergenlerin diğerlerine göre daha sağlıklı, daha az çocukluk hastalığı geçirmiş, fiziksel olarak daha güçlü, uyku ve yeme örüntüleri daha düzenli bireyler olduğu tespit edilmiş.</p>

<p style="text-align:justify">[related-posts id="11887" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Cinsiyete göre psikolojik sağlamlık</strong></p>

<p style="text-align:justify">Cinsiyet de psikolojik sağlamlıkla ilişkili görülüyor. Kızların psikolojik sağlamlığı erkeklere oranla daha fazla. Erkekler aile parçalanmalarına, toplumsal etkilere, davranışsal anlamda kızlara oranla daha olumsuz şekilde tepki gösteriyorlar. Bu durumlar erkeklerde davranış bozukluğuna yol açabiliyor, akademik başarılarını olumsuz yönde etkiliyor. Kızlar ise zorluklara rağmen akademik başarıya daha yatkınlar.</p>

<p style="text-align:justify">Fakat, genç yaşlarda kız çocuklarının psikolojik sağlamlığı daha fazla iken, ilerleyen yaşlarda erkeklerin psikolojik sağlamlığı kızları geçiyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Psikolojik sağlamlığı etkileyen faktörler</strong></p>

<p style="text-align:justify">Psikolojik sağlamlığı belirleyen birçok bireysel ve çevresel faktör var. Aile, okul, toplum ve çevrenin iyi olması, kişinin kendisiyle ilgili olumlu atıfları, entelektüel kapasitenin yüksek olması, yumuşak başlı ve herkes tarafından sevilen biri olması, iyi sosyoekonomik düzey, hepsi psikolojik sağlamlığı olumlu etkiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kişisel Gelişim, Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/zorluklarla-mucadelenin-anahtari-psikolojik-saglamlik</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Apr 2024 20:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/uploads/2024/04/denizli-guncel-saglik-psikolojik-saglamlik-ilkokul-pano-ogrenci-veli-stres-ebru-ozer-ozkul-aile-danismani.jpg" type="image/jpeg" length="40320"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda Büyüme ve Gelişmeyi Anlattı]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/cocuklarda-buyume-ve-gelismeyi-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/cocuklarda-buyume-ve-gelismeyi-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Kaplan, çocuklarda kilo alamama, büyüme geriliği ve aşırı kilo alma gibi durumlardan polikliniklere çok başvuru olduğunu belirterek ailelere bu konularda önerilerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Ailelerin<strong>, </strong>Çocuk Polikliniklerine en çok benim çocuğum kilo almıyor, benim çocuğum uzamıyor, benim çocuğum çok kilolu gibi şikayetler ile başvurduğunu ifade eden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Kaplan, çocukların temel sağlık göstergelerinin başında büyüme geldiğini söyledi. Kaplan: “Büyüme ve gelişme çocukluk döneminin en önemli sağlık göstergelerinden birisidir. Çocukların, bebeklik döneminden başlayarak çocukluk, daha sonra da ergenlik dönemine kadar bir Çocuk Uzmanı tarafından yakın takip edilmesi gerekmektedir. Büyümenin değerlendirilmesinde yaşa göre ağırlık, yaşa göre boy ve yaşa göre baş çevresi ölçümleri en sık kullanılan ölçümlerdir. Çocukların dengeli beslenmesi büyüme ve gelişmede önemli bir yere sahiptir. Beslenmede karbonhidrat, protein, vitamin, mineral ve yağlar yeterli düzeyde olmalıdır. Önemli olan çocuğun yediğinin miktarı değil besleyici değeridir. Bebeklik döneminde beslenmede en önemli besin kaynağı anne sütü iken çocuk büyüdükçe anne sütünün yerini sofra yemekleri alır. Beslenmede en önemli etken çocuğa bir rutin oluşturmaktır. Çocuklarda; aynı saatlerde yemek yemeye, besinlerin karbonhidratı, yağı, protein açısından dengeli olmasına, mutlu bir ortam olmasına, az sevdiği yiyecekleri çok sevdiği yiyeceklerin içinde sunmaya ve uykuyu düzenli ve yeterli almasına dikkat edilmelidir. Aynı şekilde yetersiz beslenme kadar aşırı beslenmeye bağlı oluşan obezite de çocukluk döneminde en önemli problemlerimizden birisidir. Büyüme ve gelişmeyi desteklemek ebeveynlerin en önemli konularından biridir” diye konuştu.</p>

<p style="text-align:justify">[related-posts id="11395" color="bg-primary"][/related-posts]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><img alt="" height="505" src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/uploads/2023/12/denizli-guncel-saglik-cocuk-sagligi-ve-hastaliklari-uzmani-doktor-cigdem-kaplam-cocuklarda-buyume-gelisme-kilo-alma-verme-saglikli-denizli-devlet-hastanesi-berna-ozturk-sgk.jpg" width="860" /></p>

<p style="text-align:justify">[related-posts id="11184" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p style="text-align:justify">Uzm. Dr. Çiğdem Kaplan, çocukta yaşıtlarına göre, boy ya da kilo olarak bir gerilik olduğunda mutlaka bir Çocuk Uzmanına başvurulmasını istedi. Büyüme eğrilerinde yaşıtlarına göre boy ve kilo olarak geri olan çocukların ayrıntılı araştırılması ve düzenli takip edilmesinin gerektiğini belirten Kaplan, bir çocuğun sağlıklı büyüme ve gelişmesinde beslenme kadar aile tarafından sevilerek ve huzurlu bir ortamda büyütülmesinin de önemli olduğunu söyledi.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="" height="505" src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/uploads/2023/12/denizli-guncel-saglik-cocuk-sagligi-ve-hastaliklari-uzmani-doktor-cigdem-kaplam-cocuklarda-buyume-gelisme-kilo-alma-verme-saglikli-denizli-devlet-hastanesi-berna-ozturk-sgk-doktorlar.jpg" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/cocuklarda-buyume-ve-gelismeyi-anlatti</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Dec 2023 20:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/uploads/2023/12/denizli-guncel-saglik-5.jpg" type="image/jpeg" length="49227"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizli'den Kaz Dağlarının Zirvesine Yolculuk]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/denizliden-kaz-daglarinin-zirvesine-yolculuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/denizliden-kaz-daglarinin-zirvesine-yolculuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu’nun dört yanındaki enerjisi yüksek alanlara meditasyon amaçlı geziler düzenleyen Denizlili Motivo Grubu’nun bu seferki durağı Kaz Dağları oldu. Sarıkız’ın zirvesinde çember kurup meditasyon yapan, geceleri ateş etrafında toplanıp şaman davulu çalan grup Tahtakuşlar Köyü’nde yerel halkın da ilgi odağı oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Denizli’de Motivo Grubu, nefes terapisti, sembol okuyucusu ve karma astrolog eşliğinde Anadolu’nun dört yanında enerjisi yüksek alanlara meditasyon amaçlı geziler düzenliyor. Birlik bilinci ve ortak bir niyetle hareket eden grup, bu kez Kaz Dağları’nda kamp yaptı.</p>

<p style="text-align: justify;">&nbsp;Ehl-i Gönül adını verdikleri gezi kapsamında Efsanelere konu olmuş Sarıkız’ın zirvesine çıkıp çember kuran, sabahları Kaz Dağları’nda güneşin doğuşunu izleyen, geceleri ateş başında toplanıp şaman davulu eşliğinde meditasyon yapan grup yerel halkın da ilgi odağı oldu.</p>

<p style="text-align: justify;">Grup Sözcüsü, Edgü Tin Yaşam Gelişim Okulu Kurucusu Sosyolog ve Aile Danışmanı Gülşen Kazgın, “Dönüştüren Yolculuklar” olarak isimlendirdikleri bu gezilerde, içe dönerek kendi hayatları konusunda bir farkındalık yaşamayı ve ruhsal olarak rahatlamayı hedeflediklerini dile getirdi.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/uploads/2023/10/denizli-guncel-saglik-gulsen-kazgin-kisisel-gelisim-kaz-daglari-haber-motivasyon-kampi.jpg" style="width: 860px; height: 505px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">Her kampın kendine özgü bir frekansı, enerjisi olduğunu kaydeden Gülşen Kazgın,&nbsp; yola çıkmadan önce bu kampı Ehl-i Gönül, Ehl-i Muhabbet olarak isimlendirdiklerini ifade etti. Karma Astrolog Bircan Tükenmez ve Sembol Dili Eğitmeni Melek Kanbir ile birlikte bu geziye ve kampa rehberlik ettiklerini belirten Kazgın şunları söyledi:</p>

<p style="text-align: justify;">“Kaz Dağları tarihi ve doğasıyla enerjisi çok yüksek bir alan. Burada Balıkesir’in Güre ilçesine bağlı eski bir Şaman köyü olan, bilge Türkmenler’in yaşadığı Tahtakuşlar Köyü’ne gittik. &nbsp;Giysileriyle, törenleriyle, oyunlarıyla kadim geleneklerini yaşatan bir köy. Yerel halk bizi çok güzel karşıladı. Etkinliklerimize yoğun ilgi gösterdiler. Kim olduğumuzu merak ettiler. Bizim sohbetlerimize, çemberlerimize katıldılar.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/uploads/2023/10/denizli-guncel-saglik-melek-kanbir-gulsen-kazgin-bircan-tukenmez-kaz-daglari-meditasyon-kampi.jpg" style="width: 860px; height: 505px;" /></p>

<p style="text-align: justify;"><b>Tahtakuşlar Köyü’nde Şaman Davulu</b></p>

<p style="text-align: justify;">Şaman davulu ya da Türklerde bilinen ismiyle kam davulu ile meditasyon yaptık. Belli bir vuruş tekniği var. Ateş etrafında kendimizi davulun ritmine bıraktık. Gözlerimi kapatıyorum davul çalarken ve o bizi bir yolculuğa çıkarıyor. Ritim, beynin teta frekansında çalışmaya geçmesini sağlıyor. Böylelikle kişi beynindeki ulaşamadığı alanlardaki bilgilere ulaşıyor. Çok daha derini görüyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Dört günlük bir kamptı. Her sabah güneşin doğuşunu izledik, güneşi selamladık. Gündoğumunda çember kurarak meditasyon yaptık. Tahtakuşlar köyündeki etnografya müzesini, yakındaki Zeus Altarı’nı ziyaret ettik. Sürekli hareket halindeydik ama hiç yorgunluk hissetmedik. Gece 2’ye kadar vakit geçirsek de sabahları hep 6’da 7’de uyandık. Araştırmacımız Melek Kanbir bizlere Zeus’tan Truva’ya, Çanakkale Savaşı’na kadar bölgenin tarihini ve mitolojisini anlattı. Kendimizi bir masalın içinde hissettik. Karma astrologumuz Bircan Tükenmez; Sirius kavuşumuna denk gelen kampımızda gökyüzünün konumunu yorumladı. &nbsp;Yıldızların&nbsp; dünyasına yolculuk yaptık.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/uploads/2023/10/denizli-guncel-saglik-kaz-daglari-zirvesi-balikesir-meditasyon-kampi-saman-kulturu-davulu.jpg" style="width: 860px; height: 505px;" /></p>

<p style="text-align: justify;"><b>Sarıkız’ın Zirvesinde Meditasyon Çemberi</b></p>

<p style="text-align: justify;">Kazdağları’nın zirvesine, efsanelere konu olmuş Sarıkız’a çıktık. Dünyada ilk güzellik yarışmasının yapıldığı yer. &nbsp;Bulutlarla, gökyüzüyle, kuzgunlarla bir olduğunuz bir alan. Bir taraftan Çanakkale’yi bir taraftan Balıkesir’i görüyor. Orada bir meditasyonumuz oldu. Orada yaşanan duyguları anlatılabilmek çok zor. Bunu yaşamak gerek. &nbsp;Yüksek bir bağlantı halindeydik, güçlü enerjiler vardı.</p>

<p style="text-align: justify;">Geceleri ateş başı sohbetlerimiz oldu. Tefekkür ve muhabbet üzerine, niye oralarda bulunduğumuz, neden ayak bastığımız, neleri hatırlamamız gerektiği üzerine konuştuk. Kuantum alandan, psişik alandan, bilim alanından, mitoloji alanından derin bilgilerin de olduğu sohbetlerimiz oldu. Daima çemberi, el ele tutuşmayı, birbirini desteklemeyi ön planda tuttuk. &nbsp;Ateşin etrafında toplanıp dans ettik. İçimizden ne geliyorsa, ne söylemek istiyorsak söyledik. Özgürce, kimsenin kimseyi yargılamadığı bir ortamda herkes kendi deneyimi içinden geçti. Birbirimize ayna olduk.</p>

<p style="text-align: justify;">Daha önce Kayseri’de, Tunceli’de,&nbsp; Manisa Spil’e dönüştüren yolculuklar yapmıştık. Her yerde meditasyon yapmak mümkün fakat şehir dışına çıkmanın, doğada bulunmanın, başka alanlarda bulunmanın etkisi daha yüksek.</p>

<p style="text-align: justify;">Kamplarımızın en önemli özelliği akışta o anda ne olduğuna bakmak. Kontrol etmeyi bırakmak. Şehir hayatında insan her saatini her dakikasını kontrol ediyor ve bilmek istiyor. Bu kamplarda yaptığımız zamanı kontrol etmeyi bırakıp her ne oluyorsa gözlemlemek, hayatı akışına bırakmak.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu deneyimi yaşamak isteyen herkesi&nbsp; bundan sonraki dönüştüren yolculuklarımıza davet ediyoruz.&nbsp; Sırada tekrar Manisa Spil Dağı var. Güvenli bir alanda bu deneyimi birlikte yaşayabiliriz”.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/uploads/2023/10/denizli-guncel-saglik-meditasyon-kampi-saman-kulturu-efsani-gulsen-kazgin-haber.jpg" style="width: 860px; height: 505px;" /></p>

<p style="text-align: justify;"><b>Şehirde de Doğayı Yaşayabiliriz</b></p>

<p style="text-align: justify;">Gülşen Kazgın, meditasyon yapmak için rahatlamak için ille de başka şehirlerde doğa yolculukları yapmak gerekmediğini söyledi. Kazgın, “Şehir hayatı ve doğal yaşam diye zihnimizde bir ayrımda bulunmamamız lazım.&nbsp; Şehirde de meditasyon yapabiliriz. Bir kuş ses dinlemek her yerde mümkün. Doğa içinde en yakın neresi varsa oraya gidebiliriz. Güneşin doğuşunu her yerde izleyebiliriz. Kampa gitmeden de bunu yapabiliriz. En yakın yeşil alanda bir araya gelip orayı deneyimleyebiliriz. Şehirde de o bilince yaşayabiliriz” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, HABERLER, Kişisel Gelişim, Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/denizliden-kaz-daglarinin-zirvesine-yolculuk</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Oct 2023 23:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/uploads/2023/10/denizli-guncel-saglik-kaz-daglari-meditasyon-kampi-motivo-grubu-tahtakuslar-koyu.jpg" type="image/jpeg" length="23830"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Menopozun Artıları ve Eksileri]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/menopozun-artilari-ve-eksileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/menopozun-artilari-ve-eksileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Menopoz dönemi hakkında açıklamalarda bulunan Denizli Özel Egekent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Habibe Radiye AKGÜN menopozun da aynı ergenlik dönemi gibi kadınların normal yaşamında, süregelen süreçlerden biri olduğunu, hormonlardaki dalgalanmalar sonucunda hem kadının fizyolojisinde hem de ruh halinde değişiklikler meydana getirebildiğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Op. Dr. Habibe Radiye AKGÜN “Menopoz kelime manası olarak mens ve paus kelimelerinden oluşur. Mens ay demek paus da durmak demek yani kelime manası olarak ay halinin sona ermesi manasına gelmektedir. Kişinin menopoza girdiğini söyleyebilmemiz için yaklaşık 1 yıl boyunca adet görmemesi ya da hormonlarının menopoz düzeyinde olması gerekmektedir.” dedi.</p>

<p style="text-align: justify;"><strong>Menopozun Belirtileri Nelerdir?</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Adette düzensizlik, adet görmeme, geceleri ateş basması, terlemeler, ciltte kuruma, kırışıklık artışı, vajinada kuruluk, cinsel isteksizlik, kemik kaybında artış gibi şikayetler olabildiğini belirten Op. Dr. Habibe Radiye AKGÜN “Menopozda hastalarımızın şikayetlerine göre tedaviler düzenlenir. Bunlar bazen hormon tedavileri bazen de bitkisel takviyeler ve vitaminlerdir“diye ekledi.</p>

<p style="text-align: justify;">Dünyada menopoz yaşının 45 ila 55 yaş arası normal olarak kabul edilmekte olduğunu, ülkemizde ise ortalama 47 ila 49 yaş arası normal menopoz zamanı olarak bilindiğini vurgulayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Habibe Radiye AKGÜN “40 yaşından önce gelişen menopoz durumu erken menopoz olarak kabul edilir, bu durumda kişinin tedavi süreci değişmektedir” diye ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">Denizli Özel Egekent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Habibe Radiye AKGÜN “Menopoz bazı kadınlar için rahat bir dönemin başlangıcı olarak adlandırılabilir. Özellikle gebe kalma endişesi, aşırı adet kanamasına bağlı kansızlık, adet düzensizliği, adet ağrıları gibi şikayetleri olan hastalar menopoz döneminde kan kaybının bitmesiyle bazı kadınlar rahat bir nefes alırlar. Hastaların şikayetlerine göre tedavileri düzenlenir, özellikle menopozdaki kişilerin senede bir mutlaka kadın doğum muayenesi olması, ultrason yapılması, meme muayenesi yapılması ve kemik ölçümü yapılması önemlidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, HABERLER, Kadın, Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/menopozun-artilari-ve-eksileri</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Oct 2023 20:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/uploads/2023/10/denizli-guncel-saglik-menopozun-artilari-ve-eksileri.jpg" type="image/jpeg" length="89975"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tibet Çanakları ile Ses Terapisi / Yararlı Bilgiler]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/tibet-canaklari-ile-ses-terapisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/tibet-canaklari-ile-ses-terapisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Binlerce yıldır şifa amacıyla kullanılan Tibet Çanakları, günümüzde de rahatlatıcı etkisi nedeniyle ses terapisinde kullanılıyor. Yoga ve nefes terapileriyle birlikte de kullanılan Tibet çanakları, psikologların da ilgisini çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Hindistanlı şifacı Dr. Alok Choudhuri&nbsp;ile birlikte ses terapileri gerçekleştiren Psikolog Ürke Yağmur Demiroğlu, Tibet çanaklarının zihni sakinleştirdiğini, kan basıncını düşürdüğünü ve insanda içsel bir huzur hali sağladığını söyledi.</p>

<p style="text-align:justify">Ses ve müzik eski çağlardan beri tedavi ve meditasyon amacıyla kullanılıyor. Bunun için kullanılan araçlardan biri de Tibet Çanakları. 2 bin 500 yıl önce Buda’nın şifa için kullandığı kaydedilen bu çanaklarla, günümüzde de ses terapisi yapılıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Tibet çanaklarının kullanımıyla ilgili eğitim vermek için Türkiye’ye gelen Hindistanlı şifacı Dr. Alok Choudhuri, Denizli ve İstanbul’da Tibet Çanakları ile grup terapileri ve bireysel terapiler yaptıktan sonra ülkesine döndü. Bu konuda önemli bilimsel araştırmalar yapıldığını ifade eden Choudhuri, &nbsp;geleceğin ilacının frekans ve sesler olduğunu belirterek, ilaçsız bir dünya hedefi için çalıştıklarını söyledi.</p>

<p style="text-align:justify">Tibet Çanaklarının dünyada Himalaya Çanakları olarak da bilindiğini kaydeden Dr. Alok Choudhuri, “Evrenin başlangıcından beri her zaman ses vardı. Her şey ses. Bunu çok eski yazıtlarda da görüyoruz. Tibet çanakları 60-70 yıldır modern bilim tarafından fark edildi ve kullanılmaya başlandı. Frekansları doğru kullandığınızda her şeye iyi geliyor” dedi,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Dr. Alok Choudhuri’nin Türkiye programını organize eden Mavi Ada Terapi Merkezi’nin&nbsp; kurucusu Psikolog Ürke Yağmur Demiroğlu ise, Tibet çanakları ile yapılan ses terapisinin zihni sakinleştirdiğini, kan basıncını düşürdüğünü, uykusuzluk, yorgunluk ve strese iyi geldiğini ve insanda içsel bir huzur hali sağladığını dile getirdi,</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="" height="455" src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/uploads/2023/09/psk-urke-yagmur-demiroglu-alok-choudhuri.JPG" width="650" /></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;Şifalandırıcı etkisi nedeniyle Tibet Çanakları ile ses terapisini zaman zaman psikoterapilerin içine entegre ettiğini belirten Psikolog Ürke Yağmur Demiroğlu şunları söyledi:</p>

<p style="text-align:justify">“Tibet çanakları ile yaptığımız grup terapilerinde etkisini gözlemledim. Duygu bedende açılımlara vesile oluyor. O açılımla birlikte kişi bir şeyin farkına varabiliyor. &nbsp;Bazen başka sübtil bedenlerimizden de mesajlar gelebiliyor. Kişinin hayatında bir blokaj varsa, onun için bir niyetle oturduysa, seanstan sonra o sesler belirli bir yere dokunuyor ve kişide bir farkındalık yaratıyor. O duygu neden oradan çıktı? O vizyon neden geldi? Onu sorduğumuzda bizi çözüme ulaştırabiliyor. Ama değilse çok iyi bir uyku için, daha sakin bir hayat için, daha farkında daha odaklanmış bir zihin için etkili oluyor. Özellikle bebekler ve çocuklar bundan çok faydalanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Grup seanslarından sonra birebir geri bildirim çok önemli. Duyguyu ya da bir rahatsızlığı ortaya çıkarmak kolay ama ondan sonrasında çıkan bu duyguyla ne yapabilirim ne anlatıyor bunları düzenleyip yeniden çerçevelendirmek gerekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Tibet Çanakları ile ses terapisi; nefes seansları ve yoga seanslarının içine de çok güzel entegre edilebiliyor.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ses Çanakları Nedir?</strong><br />
<br />
Ses çanakları, antik dönemlerden beri kullanılan ve günümüzde de hala tercih edilen müzik aletlerinden biridir. Genellikle metal alaşımından yapılan ve çeşitli boyutlarda bulunan bu çanaklar, zarif ve etkileyici sesleriyle dikkat çekerler. Son yıllarda meditasyon amaçlı sıkça tercih edilmektedir.<br />
<br />
<strong>Ses Çanakları Nasıl Etki Eder?</strong><br />
<br />
Bütün nesne ve canlıların kendilerine has titreşimleri vardır. Bizlerde olumlu veya olumsuz düşüncelerimizle yaydığımız titreşimler sayesinde diğer nesne ve canlılarla iletişim kurarız. Bir çanak, uygun bir şekilde titreştiğinde, doğal titreşim frekansında rezonansa geçer ve bu da çevredeki havayı ve nesneleri titreştirir. Rezonans yasası adını verdiğimiz bu durumu anlamak, ses çanakları eğitimi sırasında, çanakları en iyi şekilde çalmanızı ve onların benzersiz titreşimlerini kontrol etmenizi sağlar.<br />
<br />
<strong>Faydaları Nelerdir?</strong><br />
<br />
İçsel iyi oluş halini arttırır.<br />
Negatif enerjileri temizler.<br />
Duyguları dengeler.<br />
Uykusuzluk (insomnia), yorgunluk ve strese iyi gelir.<br />
Kronik ağrı ve anksiyeteyi azaltır.<br />
Bağışıklık sistemini güçlendirir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Binlerce yıldır şifa amacıyla kullanılan Tibet Çanakları, günümüzde de rahatlatıcı etkisi nedeniyle ses terapisinde kullanılıyor. Yoga ve nefes terapileriyle birlikte de kullanılan Tibet çanakları, psikologların da ilgisini çekiyor.</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Hindistanlı şifacı </strong><strong>Dr. Alok Choudhuri</strong>&nbsp;<strong>ile birlikte ses terapileri gerçekleştiren Psikolog Ürke Yağmur Demiroğlu, Tibet çanaklarının zihni sakinleştirdiğini, kan basıncını düşürdüğünü ve insanda içsel bir huzur hali sağladığını söyledi.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ses ve müzik eski çağlardan beri tedavi ve meditasyon amacıyla kullanılıyor. Bunun için kullanılan araçlardan biri de Tibet Çanakları. 2 bin 500 yıl önce Buda’nın şifa için kullandığı kaydedilen bu çanaklarla, günümüzde de ses terapisi yapılıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Tibet çanaklarının kullanımıyla ilgili eğitim vermek için Türkiye’ye gelen Hindistanlı şifacı Dr. Alok Choudhuri, Denizli ve İstanbul’da Tibet Çanakları ile grup terapileri ve bireysel terapiler yaptıktan sonra ülkesine döndü. Bu konuda önemli bilimsel araştırmalar yapıldığını ifade eden Choudhuri, &nbsp;geleceğin ilacının frekans ve sesler olduğunu belirterek, ilaçsız bir dünya hedefi için çalıştıklarını söyledi.</p>

<p style="text-align:justify">Tibet Çanaklarının dünyada Himalaya Çanakları olarak da bilindiğini kaydeden Dr. Alok Choudhuri, “Evrenin başlangıcından beri her zaman ses vardı. Her şey ses. Bunu çok eski yazıtlarda da görüyoruz. Tibet çanakları 60-70 yıldır modern bilim tarafından fark edildi ve kullanılmaya başlandı. Frekansları doğru kullandığınızda her şeye iyi geliyor” dedi,</p>

<p style="text-align:justify">Dr. Alok Choudhuri’nin Türkiye programını organize eden Mavi Ada Terapi Merkezi’nin&nbsp; kurucusu Psikolog Ürke Yağmur Demiroğlu ise, Tibet çanakları ile yapılan ses terapisinin zihni sakinleştirdiğini, kan basıncını düşürdüğünü, uykusuzluk, yorgunluk ve strese iyi geldiğini ve insanda içsel bir huzur hali sağladığını dile getirdi,</p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;Şifalandırıcı etkisi nedeniyle Tibet Çanakları ile ses terapisini zaman zaman psikoterapilerin içine entegre ettiğini belirten Psikolog Ürke Yağmur Demiroğlu şunları söyledi:</p>

<p style="text-align:justify">“Tibet çanakları ile yaptığımız grup terapilerinde etkisini gözlemledim. Duygu bedende açılımlara vesile oluyor. O açılımla birlikte kişi bir şeyin farkına varabiliyor. &nbsp;Bazen başka sübtil bedenlerimizden de mesajlar gelebiliyor. Kişinin hayatında bir blokaj varsa, onun için bir niyetle oturduysa, seanstan sonra o sesler belirli bir yere dokunuyor ve kişide bir farkındalık yaratıyor. O duygu neden oradan çıktı? O vizyon neden geldi? Onu sorduğumuzda bizi çözüme ulaştırabiliyor. Ama değilse çok iyi bir uyku için, daha sakin bir hayat için, daha farkında daha odaklanmış bir zihin için etkili oluyor. Özellikle bebekler ve çocuklar bundan çok faydalanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Grup seanslarından sonra birebir geri bildirim çok önemli. Duyguyu ya da bir rahatsızlığı ortaya çıkarmak kolay ama ondan sonrasında çıkan bu duyguyla ne yapabilirim ne anlatıyor bunları düzenleyip yeniden çerçevelendirmek gerekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Tibet Çanakları ile ses terapisi; nefes seansları ve yoga seanslarının içine de çok güzel entegre edilebiliyor.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ses Çanakları Nedir?</strong><br />
<br />
Ses çanakları, antik dönemlerden beri kullanılan ve günümüzde de hala tercih edilen müzik aletlerinden biridir. Genellikle metal alaşımından yapılan ve çeşitli boyutlarda bulunan bu çanaklar, zarif ve etkileyici sesleriyle dikkat çekerler. Son yıllarda meditasyon amaçlı sıkça tercih edilmektedir.<br />
<br />
<strong>Ses Çanakları Nasıl Etki Eder?</strong><br />
<br />
Bütün nesne ve canlıların kendilerine has titreşimleri vardır. Bizlerde olumlu veya olumsuz düşüncelerimizle yaydığımız titreşimler sayesinde diğer nesne ve canlılarla iletişim kurarız. Bir çanak, uygun bir şekilde titreştiğinde, doğal titreşim frekansında rezonansa geçer ve bu da çevredeki havayı ve nesneleri titreştirir. Rezonans yasası adını verdiğimiz bu durumu anlamak, ses çanakları eğitimi sırasında, çanakları en iyi şekilde çalmanızı ve onların benzersiz titreşimlerini kontrol etmenizi sağlar.<br />
<br />
<strong>Faydaları Nelerdir?</strong><br />
<br />
İçsel iyi oluş halini arttırır.<br />
Negatif enerjileri temizler.<br />
Duyguları dengeler.<br />
Uykusuzluk (insomnia), yorgunluk ve strese iyi gelir.<br />
Kronik ağrı ve anksiyeteyi azaltır.<br />
Bağışıklık sistemini güçlendirir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yararlı Bilgiler, Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/tibet-canaklari-ile-ses-terapisi</guid>
      <pubDate>Tue, 26 Sep 2023 23:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/uploads/2023/09/tibet-canaklari-zihni-sakinlestiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="77644"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Merkezefendide Ailelere Psikolojik Destek]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/merkezefendide</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/merkezefendide" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merkezefendi Belediyesi’nce hayata geçirilen Aile Rehberlik Merkezi, ilçe sınırları içerisinde ikamet eden vatandaşlara ücretsiz olarak hukuksal, psikolojik, diyetisyen ve beslenme danışmanlığı hizmeti sağlıyor. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “Aile Rehberlik Merkezimiz, hemşehrilerimizin sorunlarını çözüme kavuşturuyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><cite>Sosyal belediyecilik anlayışı ile Merkezefendi Belediyesi tarafından hayata geçirilen Aile Rehberlik Merkezi hukuki, psikolojik ve sağlıklı beslenme konularında Merkezefendililere destek olmaya devam ediyor. Ücretsiz hizmet veren merkezde bugüne kadar binlerce vatandaş hizmetten yararlandı.</cite></p>

<p style="text-align: justify;"><cite>Kişilerin toplumsal hayata katılımını artırma, yaşadıkları bireysel ve çevresel sorunlarla başa çıkma becerileri kazandırma amacıyla Psikolojik Destek Hizmeti sağlanıyor. Hastalıklara yönelik beslenme, kullanılan ilaçlara yönelik beslenme, gebelerde sağlıklı beslenme, bebeklerde ek besine geçişte sağlıklı beslenme, çocuklarda, yetişkinlerde ve yaşlılarda sağlıklı beslenme konularında Diyetisyen ve beslenme danışmanlığı Merkezefendililere destek sağlıyor.</cite></p>

<p style="text-align: justify;"><cite><img alt="" src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/uploads/2023/09/mioex21-9-2023-ailerehberlikmerkezimerkezefendililereucretsizdesteksagliyor2.jpeg" style="width: 559px; height: 372px;" /></cite></p>

<p style="text-align: justify;"><cite><strong>RANDEVU SİSTEMİ İLE KAYIT OLUNUYOR</strong></cite></p>

<p style="text-align: justify;"><cite>Randevu sistemi ile çalışan Aile Rehberlik Merkezi’nden hukuksal, psikolojik, diyetisyen ve beslenme danışmanlığı almak isteyen Merkezefendililer, http://merkezefendi.bel.tr/aile-rehberlik-merkezi/ adresinden veya 444 8 662 numaralı çağrı merkezinden kayıt oluşturarak randevu almaları gerekiyor.</cite></p>

<p style="text-align: justify;"><cite><strong>“HEMŞEHRİLERİMİZİN SORUNLARINI ÇÖZÜME KAVUŞTURUYORUZ”</strong></cite></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;"><cite>Danışmanlık hizmetleri ile vatandaşların her zaman yanlarında olduklarını belirten Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan,&nbsp;<strong>“Aile Rehberlik Merkezimiz, hemşehrilerimizin sorunlarını çözüme kavuşturma noktasında ve onları doğru yönlendirmek amacıyla tam kapasite hizmet vermeye devam ediyor. Merkezefendi Belediyesi olarak hemşehrilerimizin sorunlarına, dertlerine, uzmanlarımızla derman oluyoruz. Merkezefendili vatandaşlarımıza her zaman her konuda destek olacağız”</strong>&nbsp;diye konuştu.</cite></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, HABERLER, Kadın, Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/merkezefendide</guid>
      <pubDate>Sun, 24 Sep 2023 22:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/uploads/2023/09/denizli-guncel-saglik.jpg" type="image/jpeg" length="94265"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gelinler Kayınvalidelere Karşı Önyargılı. Peki Damatlar...]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/gelinler-kayinvalidelere-karsi-onyargili-peki-damatlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/gelinler-kayinvalidelere-karsi-onyargili-peki-damatlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayınvalide ile bir arada olmak birçok kadın için korku verici bir durum. İstisnalar olsa da, kayınvalide ve gelinler genellikle birbirlerinden pek hoşlanmıyor. Psikolog Ebru Özer Özkul, gelin kaynana çatışmasının evlilik doyumunu olumsuz yönde etkilediğini, hatta bu sorunun bazen çiftleri boşanmaya kadar götürebildiğini söyledi. Özkul, sağlıklı iletişim kurabilmeleri için evli çiftlere ve ailelerine önerilerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:paragraph -->
<p>Gelin ve kayınvalidelerin karşılıklı önyargısı çatışmaları da beraberinde getiriyor. Sadece Türk toplumunda değil tüm dünyada, gelin-kayınvalide ilişkilerinde ciddi sorunlar yaşanıyor. Bu durum evlilikleri de olumsuz yönde etkiliyor.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Psikolog Ebru Özer Özkul, evliliklerde ailelerden kaynaklı ilişki sorunlarının çok yaygın olduğunu söyledi. En çok da gelin-kayınvalide çatışmaları yaşandığını kaydeden Özkul, “Gelin kayınvalide arasındaki rekabet güç çatışmasına dönüyor. Gücü kime vereceğine yönelik erkeğe baskı yapılıyor. İletişim düzeltilemez, denge kurulamazsa eşler birbirinden uzaklaşıyor. Ya evlilik boşanmaya doğru gidiyor, ya da yuva yıkılmasın, sistem devam etsin diye aynı evin içinde iki yabancı gibi evliliği sürdürüyorlar” dedi.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:image {"align":"center","id":11651,"width":671,"height":377,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} -->
<figure class="wp-block-image aligncenter size-full is-resized"><img src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/08/hamile-kadin-kaynanalar-hastaneye-gelmesi-yasaklansin-aile-damat-gelin.webp" alt="" class="wp-image-11651" width="671" height="377"/></figure>
<!-- /wp:image -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Eski kuşaklarda gelinlerin kayınvalideleri ile ilgili yaşadıkları olumsuz deneyimlerin yeni nesilde kayınvalidelerle ilgili bir önyargı yarattığını kaydeden Ebru Özer Özkul, olumsuz iletişimde bunun da etkisi olduğunu dile getirdi. Özkul, gelinlerin ve damatların kayınvalide algısına bakıldığında, damatların genellikle kayınvalide ile ilgili bir önyargısının olmadığını ifade etti.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Ebru Özer Özkul, ailelerin mümkün olduğunca evliliklere müdahil olmaması ve içişlerine karışmaması uyarısında bulunarak, kendilerinden kaynaklı değil, başkalarının yaptıklarından kaynaklı bir çatışma olduğu için çiftlerin bu tür sorunları çözmekte zorlandıklarını ifade etti.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Psikolog Ebru Özer Özkul şunları söyledi:</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:image {"align":"center","id":11652,"width":661,"height":372,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} -->
<figure class="wp-block-image aligncenter size-full is-resized"><img src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/08/psikolog-psik-ebru-ozer-ozkul-psikolojik-danisman-denizli-haber.webp" alt="" class="wp-image-11652" width="661" height="372"/><figcaption class="wp-element-caption">Ebru Özer ÖZKUL - <em>Psikolog</em></figcaption></figure>
<!-- /wp:image -->

<!-- wp:paragraph -->
<p><strong>Kayınvalide Evliliğinde Mutluysa Gelinle İletişimi Daha İyi Oluyor</strong></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Eğer kayınvalide kendi evliliğinde mutluysa, kendi eşi annesi ve kayınvalidesi ile bir güven ilişkisi kurabilmişse çocukla çok uğraşmıyor. Kendi hayatında, kendi evliliğinde, kendi işinde, kendi özelinde, kendi iş dünyasında mutluysa çocuğunun aile hayatına karışmıyor. Kendi evlilik doyumuna bakıyor. Evliliğinde mutlu değilse, evlilik doyumu sıkıntılıysa ve tüm mutluluğunu çocuğa bağladıysa, bütün hayallerini ve aktarımını çocuğa yapıyor. O zaman çocuğunun aile hayatına daha müdahaleci daha işgalci olabiliyor. Çocuğun üzerinde tahakkümü oluyor. Onu yönlendirmeye yönelik bir hayat anlayışı oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:image {"align":"center","id":11653,"width":664,"height":374,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} -->
<figure class="wp-block-image aligncenter size-full is-resized"><img src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/08/gelinim-olur-musun-yarismasi-kaynanasini-seven-gelin-kavga-erkek-kadin-bebek-cocuk.webp" alt="" class="wp-image-11653" width="664" height="374"/></figure>
<!-- /wp:image -->

<!-- wp:paragraph -->
<p><strong>İşgalci Davranışlardan Kaçınmalı</strong></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Kayınvalide oğlunun evinde misafirken iyi niyetle yardımcı olmak istese bile bazen farkında olmadan üstüne vazife olmayan her şeye karışabiliyor.  Çocuğun yediğine, içtiğine, giydiğine müdahale edebiliyor. ‘Bizim zamanımızda bu yoktu, biz böyle yapardık’ diye kendi doğru bildiklerini gelinine empoze etmeye çalışabiliyor. Mobilyaların yerini değiştirmek isteyen bile oluyor. Bunlar çok işgalci davranışlar. Bu tür tutumlardan kaçınmak gerekiyor.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Kayınvalidelere söylemek istediğim; özellikle gelininiz ilk bebeğini doğurmuşsa, onu yetersiz hissettirecek ve strese sokacak davranışlardan uzak durmalısınız. Anne zaten özellikle ilk bebekte kendini yetersiz hissedebiliyor. Kafasında  ‘iyi bir anne olabilecek miyim? Sütüm yetecek mi? Ben bu çocuğu büyütebilecek miyim? İyi bir aile ortamı kurabilecek miyim? Gibi sorular var. Hormonların da tetiklediği bir sürü endişesi var. Siz ‘Çocuk öyle tutulmaz, öyle emzirilmez, o çocuk doymadı’ gibi söylemlerde bulunduğunuzda o endişeleri tetikliyorsunuz. Bu stres yaratan bir şey.  Zaten depresyona açık bir dönemde. Oğlunuzun ailesine bomba atmış gibisiniz. Bebeğin annenin koynunda yattığı zamana, annenin dokunuşuna, onunla geçirdiği vakitten keyif almaya ihtiyacı var. Siz o sistemi sağlarsanız, anneyi iş yükünden bir miktar kurtarırsanız anneye ve bebeğe en büyük yardımı yapmış olursunuz. Eleştirerek, köpürterek işgalci bir şekilde değil, annenin ve bebeğin mutluluğunu gözeterek yardım etmeniz lazım.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:image {"align":"center","id":11654,"width":604,"height":340,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} -->
<figure class="wp-block-image aligncenter size-full is-resized"><img src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/08/aile-ici-siddet-kavga-gelin-kaynana-tartismasi-nasil-biter-gelin-mi-hakli-kaynana-mi.webp" alt="" class="wp-image-11654" width="604" height="340"/></figure>
<!-- /wp:image -->

<!-- wp:paragraph -->
<p><strong>Açık İletişim Kurulabilmeli</strong></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Toplumumuzda mecaz kullanımı çok fazla, Üstü kapalı göndermeler, laf sokmalar.’ Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla’ gibi. Gelin kayınvalide iletişiminde mecaz kullanımından bir miktar uzak durmak gerekiyor.  Ne söylemek istiyorsanız, bunu uygun ses tonu ve üslupla söylemeniz en doğrusu. Ne anlatmak istediğinizi açıkça anlatmanız ve kendi duygularınızdan bahsetmeniz gerekiyor. Tabii karşındakinin duygularına da önem vermeli, empati kurabilmelisiniz.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:image {"align":"center","id":11655,"width":618,"height":348,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} -->
<figure class="wp-block-image aligncenter size-full is-resized"><img src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/08/kaynanalar-trt-dizi-denizli-haber-kayin-ana-mi-kaynana-mi-kaynana-nedir.webp" alt="" class="wp-image-11655" width="618" height="348"/></figure>
<!-- /wp:image -->

<!-- wp:paragraph -->
<p><strong>Erkek Dengeyi Sağlamalı</strong></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>‘Annen bunu yaptı’, ‘Baban bunu dedi’, gibi söylemlerle, eşler arasında tartışmalar yaşanabiliyor. Eğer erkek: ‘O öyle demek istemedi, o iyi niyetinden söyledi’ diye ailesini savunduğunda ilişkiyi daha da dar boğaza sokuyor. Daha açık, net bir iletişim seçmek, taraf tutmadan ortada durabilmek önemli. Tarafları o açık iletişime motive etmek gerekiyor. İletişim becerisi zayıf bir erkekse annesini savunmaya geçiyor ve kadının da eleştiri dozu artıyor. Erkek anneden yana tavır koyduğunda evlilik dinamiği bozuluyor. Eşinden yana tavır aldığında ise ailesiyle arası bozuluyor.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:image {"align":"center","id":11656,"width":625,"height":352,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} -->
<figure class="wp-block-image aligncenter size-full is-resized"><img src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/08/gelin-kaynana-kavgasi-nasil-cozulur-catismasi-denizli.webp" alt="" class="wp-image-11656" width="625" height="352"/></figure>
<!-- /wp:image -->

<!-- wp:paragraph -->
<p><strong>Sınırları Koruyabilmek Gerekiyor</strong></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Evlilik iki özgür yetişkinin arasında ilan edilmiş bir sözleşme. Eğer hala annenizin babanızın tahakkümü altındaysanız evliliğe hazır değilsiniz demektir. Yetişkin gibi davranmak, seçimlerinin sonuçlarına katlanabilir olmak, neyi seçtiğini ve bundan sonraki hayatında neyi yapmak istediğinizi bilmeniz gerekiyor. Köken aileyle ilişkiyi belirli bir sınırda ve seviyede tutabilmek, açık iletişim kurabilmek ve o açık iletişimde sınırları koruyabilmek önemli. Bazı insanlarımız maalesef sınır koymayı bilmediği için en sonunda duvar örmek zorunda kalabiliyor.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:image {"align":"center","id":11658,"width":603,"height":339,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} -->
<figure class="wp-block-image aligncenter size-full is-resized"><img src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/08/gelin-kaynana-sorunu-cocuklarin-psikoloji-ailede-huzursuzluk.webp" alt="" class="wp-image-11658" width="603" height="339"/></figure>
<!-- /wp:image -->

<!-- wp:paragraph -->
<p><strong>Gelin Kaynana Çatışması Tüm Dünyada Var</strong></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Güney Asyalı ve Amerikalı kadınlarda yapılan bir araştırmada kadınların yüzde 37’sinin kayınvalidesinden psikolojik istismar, yüzde 23’ünün duygusal istismar, yüzde 8’inin ekonomik istismar, yüzde 3’ünün fiziksel istismar gördüğünü ortaya koyuyor. Özellikle Uzakdoğu’da da kayınvalidelerin geline baskısı söz konusu. Gelin kayınvalidesine ve eşinin ailesine bakmak, ev işlerini yapmak zorunda. Ülkemizde de toplumsal cinsiyet rollerinin verdiği bu yük evlilik dinamiğini etkilemektedir.</p>
<!-- /wp:paragraph --></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/gelinler-kayinvalidelere-karsi-onyargili-peki-damatlar</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Aug 2023 20:43:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/08/gelin-kaynana-kavgasi-tartismasi-gelinler-kaynanalara-karsi-onyargili-damatlar-damadin-kaynanasi-gelinin-denizli-evli-ciftler-evlilik-teklifi-evli-mutlu-cocuklu.webp" type="image/jpeg" length="62654"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaşlanmayı Durduramayız Ancak Sağlıklı Yaşamın Kontrolü Bizde]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/yas-almak-durdurulamaz-elbette-ancak-saglikli-yas-almanin-kontrolu-bizim-elimizdedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/yas-almak-durdurulamaz-elbette-ancak-saglikli-yas-almanin-kontrolu-bizim-elimizdedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:paragraph -->
<p>Yaş almak durdurulamaz elbette ancak Sağlıklı yaş almanın kontrolü bizim elimizdedir.</p>
<!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph -->

<p>Dünyada hızla yükselen bir trend var;</p>
<!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph -->

<p>‘’Wellbeing’’ bazı litaratürlere göre ‘’Wellness’’ veya farklı ekollerde ‘’Well-aging’’, yani</p>
<!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph -->

<p>İyi yaş alma, sağlıklı yaş alma, esenlik, iyilik hali, biyolojik yaş yükselirken kişinin bütünsel olarak mutlu, sağlıklı, iyi, enerjik ve dengede hissetmesi anlamlarını da taşır, bu terimler.</p>
<!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph -->

<p>İyi olmanın, iyi hissetmenin, sağlıklı olmanın sürekli konuşulduğu ancak hayatlarımızda bunun zorlukla yaşanıldığını gözlemlersek, insanı sadece beden ile sınırlandırmamak akıllıca olur.</p>
<!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph -->

<p>Kendimize şunu sormak gerekiyor; ‘’Ben, fizyolojik bedenle sınırlı mıyım?’’ Şayet cevabı evet ise kendimizi sağlıklı tutmanın metodu, bir makinenin bakımından farksız olacaktır.</p>
<!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph -->

<p>Peki, ya cevap hayır ise? İşte o zaman kendimizi sağlıklı tutmanın metodunu daha önce bakmadığımız yerlerde aramak gereği ortaya çıkacaktır.</p>
<!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph -->

<p>Kadim ilimlere göre bizler üç bedenden oluşuruz fiziksel, ruhsal ve zihinsel bedenler.<br />
Bu üç beden birbirinden bağımsız değildir ve biribirini sürekli etkiler.<br />
Tam anlamıyla dengede olmanın yolu da bu üç bedeni doyurabilmekten ve onun ihtiyaçlarını karşılayabilmekten geçer.<br />
Eğer birini bile ihmal edersek maalesef, tam anlamıyla sağlıklı sayılmayız işin en kötü tarafı da birini ihmal etmek aslında diğer bedenlerde iyi olma halini kısa sürede etkiler, bozar.<br />
Örneğin; sürekli sindirim sistemini yoran ağır gıdalar tüketmek ya da bütün gün yoğun bir şekilde çalışıp zihni rahatlatmamak, stres yönetimi yapamamak (meditasyon, nefes egzersizi gibi)<br />
Dolayısıyla bütünsel anlamda sağlıklı olabilmek için fiziksel, zihinsel ve ruhsal bedenlerin üçünde de uyum ve dengede olmak şarttır<br />
Çünkü tüm bedenlerimiz sürekli bir harmonide bilgi ve enerji alışverişi içerisindedir</p>
<!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph -->

<p>Denge ve huzur için Zihin, ruh ve bedenin uyumuna ihtiyaç vardır. Aksi, dengenin bozulmasını ve hastalığı ortaya çıkarır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph -->

<p>İnsan büyük bir birliğin parçasıdır, yani Sırkadiyen ritime uyumlu yaşamak zorundadır</p>
<!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph -->

<p>Kendini bütünden ayrı gören kişi yaşamın olağan akışından da uzaklaşır. Aslında sağlığın dengesinin bozulması yani hastalık bizi dengeye doğru yönlendirmek için bedenimizde var olur.</p>
<!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph -->

<p>Tüm bu öğretilerin çatısı altında diyebiliriz ki; yaş almak durdurulamaz elbette ancak, yaşlanmanın dozunu kontrol edebilmek bizim elimizdedir.</p>
<!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph -->

<p><br />
Daha fazla sağlığın daha çok tıbbi müdahaleyle değil, daha sağlıklı bir ‘’yaşam tarzı’’, daha fazla iç huzuru, daha pozitif bir yaşam algısı ile kazanılabileceğini kabul etmemiz gerekir.<br />
Sevgi, Sağlık ve denge ile….</p>
<!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph {"fontSize":"medium"} -->

<p class="has-medium-font-size">Nevin Beydoğan / Wellbeing Uzmanı</p>
<!-- /wp:paragraph --></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/yas-almak-durdurulamaz-elbette-ancak-saglikli-yas-almanin-kontrolu-bizim-elimizdedir</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Aug 2023 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/08/nevin-beydogan-wellbeing-uzmani-saglikli-yaslanma-yas-alma.webp" type="image/jpeg" length="59412"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mutlu evliliğin sırrı şiddetsiz sevgi dili]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/mutlu-evliligin-sirri-siddetsiz-sevgi-dili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/mutlu-evliligin-sirri-siddetsiz-sevgi-dili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mutlu evlilik birçoğumuzun hayali. Peki buna ne kadar yakınız, neler yapmalıyız? Aile Danışmanı Duygu Özdemir "Şiddetsiz Sevgi Dili" üzerinde ısrarla duruyor. Evlilik ilişkisinin tüm boyutları ile ele alındığı haberimizi mutlaka okuyun. İşte ayrıntılar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:paragraph -->
<p>Sosyal Hizmet Uzmanı ve Aile Danışmanı Duygu Özdemir, evliliklerdeki iletişim problemlerinin; genellikle eşlerin kendi duygularının farkında olmamaları ve kendilerini doğru ifade edememelerinden kaynaklandığını söyledi.  Özdemir, mutlu evliliğin sırrının “Şiddetsiz Sevgi Dili” olduğunu ifade etti.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Evliliklerdeki iletişim problemleri günümüzde birçok çiftin boşanmasına yol açıyor. Başlangıçta severek evlenen eşler, bir süre sonra sürekli kavga ederek aynı evin içinde yaşayamaz duruma gelebiliyor. Eşinin kendisini anlamadığını, değer vermediğini düşünebiliyorlar</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Peki neden kaynaklanıyor bu iletişim problemleri? Sosyal hizmet Uzmanı ve Aile Danışmanı Duygu eşlerin genellikle birbirini suçlayıcı, bencil ve sert bir dil kullandığını ifade ederek,  evlenmeden önce “Şiddetsiz Sevgi Dili”nin öğrenilmesi gerektiğini söyledi. Anlatılmak istenen doğru olsa bile doğru ifade edilmediğinde karşıdan tepki gördüğünü kaydeden Özdemir, yalnız eşler arasında değil tüm ikili ilişkilerde bu dilin kullanılması gerektiğini dile getirdi.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Alie Danışmanı Duygu Özdemir şunları söyledi:</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>“İletişimde en çok kullandığımız kelime ben.  Ben böyle istedim,ben böyle karar verdim.. Egosal bir pencereden baktığımız zaman sıkıntı oluyor. Sağlıklı şekilde nasıl dinleyeceğimizi de bilmiyoruz. Benim penceremde durum ne? Karşı taraf bunu söylerken nasıl bir ihtiyacı var ve bunu nasıl anlatıyor? Bunları düşünmeliyiz.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:image {"align":"center","id":11469,"width":610,"height":343,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} -->
<figure class="wp-block-image aligncenter size-full is-resized"><img src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/08/evli-ciftler-mutlulugun-fotografi-aile-danismanindan-mutlu-evlilik-tuyolari-duygu-ozdemir-siddetsiz-sevgi-dili.webp" alt="" class="wp-image-11469" width="610" height="343"/></figure>
<!-- /wp:image -->

<!-- wp:paragraph -->
<p><strong>Karşındakini Suçlamazsan Tartışma Çıkmıyor</strong></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Bir olay karşısında her hangi bir duygu hissedebiliriz. Önce bu duygumuzun ve neye ihtiyacımız olduğunun farkında olup, daha sonra bu duygu ve ihtiyacımızı bir rica şeklinde karşımızdakine iletmeliyiz.  Karşımızdakini suçlayıcı bir ifade kullanmazsak, emir cümlesi kurmazsak, karşı tarafı savunmaya geçmeyeceği için sağlıklı bir iletişim kurabiliriz.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Örneğin yeni evli bir çifti ele alalım. Diyelim ki her akşam beyefendinin isteğiyle annesinin evine yemeğe ya da ziyarete gidiliyor. Ama kadın bunu istemiyor. Eşiyle baş başa zaman geçirmek isteyebilir. Eşiyle yalnız kalmak isteyebilir. Rahat edebileceği bir alana ihtiyaç duyabilir, bu gayet doğal. Peki kendisini nasıl ifade edecek?</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Eğer derse ki: “Her gün senin annene mi gideceğiz? Kahretsin. Yemiyoruz içmiyoruz orada dolanıyoruz. Bana hiç vakit ayırmıyorsun…”  Adam otomatik olarak savunmaya geçecek. Çünkü suçlayıcı dil yüzünden, adamın ailesi istenmiyor gibi görünüyor.  Görünüşte beyefendinin; annesine, ailesine karşı bir saldırı var. Onu emek emek büyütmüş aileye karşı ciddi bir saygısızlık var hissiyatı doğuyor. Sanki ailesinden koparılmaya çalışılıyor. Bu ifade sonucu kadının ihtiyacının ne olduğu tamamen devre dışı kalıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Onun yerine kadın kendini şöyle ifade etse:“Her akşam annene gitmek istemeni anlıyorum. Fakat benim seninle özel zaman geçirmeye ihtiyacım var.Seninle birlikte bir şeyler paylaşabilmek için özel alanlara ihtiyacım var. Annene gidecek zamanlarımız tabii ki olacak, ama bize özel zamanlarımızın olmasına ihtiyaç duyuyorum.. Benimle biraz daha baş başa vakit geçirebilir misin? Bunun için bana destek olabilir misin?”</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Bu ifade karşı tarafın ailesi için bir tehdit değil. Bunu bir saldırı olarak algılamıyor. Savunmaya geçme ihtiyacı hissetmiyor.  Bu dil oturmaya başladığında her iki taraf için de tartışma yaratacak bir ortam oluşmuyor. Eşler kendini bu şekilde iade ettiğinde tartışma çıkmıyor. Biz buna ‘Şiddetsiz Sevgi Dili’ diyoruz.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:image {"align":"center","id":11470,"width":585,"height":329,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} -->
<figure class="wp-block-image aligncenter size-full is-resized"><img src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/08/evlilige-adim-nikah-aile-danismanindan-mutlu-evlilik-tuyolari-duygu-ozdemir-siddetsiz-sevgi-dili.webp" alt="" class="wp-image-11470" width="585" height="329"/></figure>
<!-- /wp:image -->

<!-- wp:paragraph -->
<p><strong>Kendini Tanı</strong></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Sağlıklı bir evlilik iki kendini tanımış, gerçekleştirmiş insanın ortak bir paydada buluşması ve birlikte keyif alacakları bir yaşam sürmeleri.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Evlilikte ya da ilişkilerimizde duygularımızın, ihtiyaçlarımızın farkında olabilmek için önce kendimizi iyi tanıyor olmamız gerekiyor. Bütün duyguların isimlerini biliyoruz ama nasıl hissettirdiklerini, nasıl etki yarattığını bilmiyoruz. Ne olursa benim duygusal eksikliğim tamamlanır? Gerçekten neye ihtiyacım var.  Her hangi bir olay olduğunda bu benim hangi duygumu tetikliyor?  Kendimi değersiz hissediyorum. İstiyorum ki eşim  bana değerli hissettirsin. Ama nasıl değerli hissedeceğim konusunda bir fikrim de yok.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Öz sevgi, öz şefkat, öz değer kavramları bize aileden geliyor. Yetiştiğimiz ailenin içinde birey olarak görüldük mü? Onaylandık mı? Varlığımız her haliyle kabul gördü mü? Çocukluğumuzda bütün bunları görmediysek, o bireyselliği hissetmediğimizde tamamlanmış da hissetmiyoruz. Değersiz, yetersiz hissediyoruz. Değerlilik duygusunu bilmediğimizde kendi içimizde hissetmediğimiz bir şeyi başkası bize veremiyor. Ben kendimi değerli hissetmiyorsam siz ne yaparsanız yapın ben yine o değerli olma duygusunu hissedemeyeceğim. Öncelikle duygularımızı tanımlayamayıp sonra bunları doğru şekilde nasıl ifade edebileceğimizi öğrenmeliyiz.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Bu konuda okumalar, araştırmalar yapılabilir. Ama kendimiz çözemiyorsak bir danışmanlık hizmeti almak, o yolda daha sorumluluk alarak ilerleyebilmemizi sağlar.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:image {"align":"center","id":11471,"width":601,"height":338,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} -->
<figure class="wp-block-image aligncenter size-full is-resized"><img src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/08/gun-batimi-ask-aile-danismanindan-mutlu-evlilik-tuyolari-duygu-ozdemir-siddetsiz-sevgi-dili.webp" alt="" class="wp-image-11471" width="601" height="338"/></figure>
<!-- /wp:image -->

<!-- wp:paragraph -->
<p><strong>Bakış Açını Değiştir</strong></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>En büyük hatalarımızdan biri de karşımızdaki insanı değiştirmeye çalışmak. Hepimiz karşımızdaki değişsin istiyoruz. Bizim penceremize, bakış açımıza uyulmasını istiyoruz. Fakat kimse kimseyi değiştiremez. Yapabileceğimiz tek şey kendimizi değiştirmek. Kendi bakış açımızı değiştirirsek birçok sorunun üstesinden gelebiliriz. Zaten kendi bakış açımı değiştirdiğimde karşımdakini anlayabilecek olgunluk seviyesine gelmiş oluyorum.  Bizim davranışlarımız düzeldiğinde karşı taraf da uyum sağlayabilir oluyor.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>En zor şey insanın kendiyle yüzleşmesidir. Karşımızdakini suçlayarak var olmaya daha çok alışığız. Aslında dış dünyada olan her şey bizimle ilgilidir. Yetiştiğim aile, ait olduğumuz kültür, mensup olduğumuz din, birçok çevresel faktörle beraber toplumdan şunu öğreniyoruz:  Ne doğru ne yanlış, ne kabul edilebilir ne kabul edilemez? Kabul edilemez gördüğümüz yanlarımızı bilinç altına attığımızda bir gölge benlik oluşturuyoruz. O gölge benlik çok kolay iletişim kurulabilen bir alan değil. Sizi eleştirdiğim bir konu aslında benim kendi içimdeki gölge benliğin, kendi içimde tuttuğum bir alanın yansıması oluyor. Birbirimize aynalık yapıyoruz. Aynada görüntünün karşımdaki ile ilgili değil benimle ilgili olduğunu anlayabilmek; büyük bir bilinç, bir farkındalık gerektiriyor.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Hiç birimiz safi iyi olamayız. Hepimizin içinde kıskanç yanlar var, öfkeli yanlar var, birçok negatif duygumuz var. Her şey zıttı ile var oluyor. O yanımı fark edip, görüp onu nasıl dönüştürebileceğimi görmeliyim. Belki karşılanmamış bir ihtiyacım var. İhtiyaç karşılandığında kimseyi kıskanmayacağım. Ya da kimseye sahip olduğu bir şey için öfke duymayacağım. Hayatta karşılaştığımız birçok problemi bakış açımızı değiştirerek çözebiliriz. “</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>sosyal hizmet uzmanı ne iş yapar duygu özdemir kimdir mutlu evlilik için dua veteriner şiddet veteriner hekime şiddet kadına şiddet ailede şiddet çocuğa şiddet aile içi şiddet kanunu aile içi şiddet cezası evlilik teklifi nasıl olmalı can bonomo didem soydan evlilik teklifi rüyada evlilik teklifi almak ne anlama gelir evlilik teklifi karikatür</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p></p>
<!-- /wp:paragraph --></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/mutlu-evliligin-sirri-siddetsiz-sevgi-dili</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Aug 2023 10:53:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/08/aile-danismanindan-mutlu-evlilik-tuyolari-duygu-ozdemir-siddetsiz-sevgi-dili.webp" type="image/jpeg" length="92325"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eyyam-ı Bahur]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/eyyam-i-bahur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/eyyam-i-bahur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:paragraph -->
<p>Yaz mevsiminin en sıcak ve boğucu günlerini ifade etmek için kullanılan Eyyam-ı bahur, her yıl temmuz ayının sonu ile ağustos ayının başına denk geliyor. Yerini “çöl sıcakları”, “cehennem sıcakları” ve “Afrika sıcakları” gibi terimlere de bırakan Eyyam-ı bahurun, çarşamba gününden itibaren Türkiye genelinde etkisini göstermesi bekleniyor.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Yukarıda belirttiğimiz gibi memleket yanıyor, aşırı sıcaklar yaşlılar için son derece tehlikeli, uzamanlar görsel ve yazılı basında devamlı belirtilen saatlerde mecbur kalınmadıkça dışarı çıkılmaması konusunda uyarılar yapsa da insanların özellikle yaşlıların evde durması pek olası değil. Şehir merkezindeki parklarda ve ağaç gölgelerinde onlara rastlamanız mümkün, belediyelerin yaptığı bence en önemli, işlerden birisi de kiraya verdiği parkların bir bölümünün, vatandaşların ücretsiz oturmasına ayırmalarıdır. Özellikle emekli vatandaşların bu parkların ücretli yerlerinde oturup 30 liraya kahve 10 liraya bir bardak çay içmeleri mümkün değil. Diğer illere nazaran ilimiz parklar konusunda son derece zengin bence, İzmir yolu üzerindeki Sümer parktan Çamlığa kadar yürüseniz onlarca park karşınıza çıkar, bu sıcak günlerde insanların biraz ferahlamaları ve nefes almaları için son derece gerekli olan bu yerler bu günlerde her daim kalabalık. Şehrin merkezinde bulunan İncilipınar parkı, Yenişehir tarafında bulunan Adalet parkı bu parkların en önemlilerinden.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:image {"align":"center","id":11311,"width":573,"height":322,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} -->
<figure class="wp-block-image aligncenter size-full is-resized"><img src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/07/denizli-camlik-parki-Eyyam-i-Bahur-Rasit-Ozturk-Yazar-afrika-sicaklari.webp" alt="" class="wp-image-11311" width="573" height="322"/></figure>
<!-- /wp:image -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Denizli Teleferik, Türkiye'nin Denizli ilinin Pamukkale ilçesinin Kervansaray mahallesinde bulunan teleferik hattıdır. Hat, 1500 metre uzunluk ile Ege Bölgesi'nin en uzun teleferik hattıdır. Teleferikten inince belediyenin ücretsiz minibüsleri ile Bağbaşı Yaylası'na ulaşım sağlamaktadır. Üst istasyonun rakımı 1400 metre, alt istasyonun ise 300 metreye ulaşmaktadır. Kış aylarında kar görmek için gidilen bu yere yaz aylarında da serinlemek için gidiliyor şehir ile arasında en az on derece sıcaklık farkı olması son derece önemli.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:image {"align":"center","id":11309,"width":536,"height":301,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} -->
<figure class="wp-block-image aligncenter size-full is-resized"><img src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/07/denizli-teleferik-Eyyam-i-Bahur-Rasit-Ozturk-Yazar-afrika-sicaklari.webp" alt="" class="wp-image-11309" width="536" height="301"/><figcaption class="wp-element-caption">Bağbaşı Teleferik</figcaption></figure>
<!-- /wp:image -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Öğleden sonraları seyir tepesi kent ormanına çıkmak, Dünyanın en büyük horoz heykelinin önünde şehre karşı selfi çekmenin, kendi getirdiğin yiyecekleri masaya koyup ailece yemenin tadına doyum mu olur? Bu sıcak günlerde insanlar için son derece önemli olan bu yerlerin insanlar tarafından değeri biliniyor mudur?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Hadi gündüz buralara gittik serinledik ya geceleri ne yapacağız diyenler olabilir, onlar içinde bu şehirde gece gidilip serinleyecek bir yer var elbette, neresi dediğinizi duyar gibiyim, efendim Başkarcı köyü, eskiden şehirden ayrı olan bu yer günümüzde şehrin içinde kalmış, çöl ortasındaki bir vaha gibi karşımıza çıkmakta, gecenin geç saatlerine kadar açık olan aile işletmelerinde oturup serin havasını soluyup, kışın dağlardaki çukurlara gömdükleri karları çıkarıp işletmelerine gelen müşterilerine plastik bardaklar içinde karlı şurup sunan bu köylüler yüzyıllardır yapılan kışın kar gömme işini meslek haline getirmişler, işler o kadar büyümüş ki şehir merkezinde olan düğünlerde sünnetlerde hatta semt pazarlarında bile karlı pekmez ve karlı şurup satmaktalar. Başkarcı köyündeki bu yerlerin önünde köylüler tezgah kurup karlı pekmez yemeye gelenlere bahçelerinde ürettikleri ürünleri satmaktalar, bazıları mısır közlemesi ve mısır haşlaması satmakta. Tek sıkıntı gecenin bir yarısı yüzlerce insanın oralara akın etmesi ve köyün içinde hatta ara sokaklarda araba park etme sıkıntısı yaşamanız, olsun her güzel şeyin biraz da sıkıntısı olur elbette, oraya giden buna katlanıyor.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:image {"align":"center","id":11312,"width":555,"height":311,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} -->
<figure class="wp-block-image aligncenter size-full is-resized"><img src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/07/baskarci-karli-surup-Eyyam-i-Bahur-Rasit-Ozturk-Yazar-afrika-sicaklari.webp" alt="" class="wp-image-11312" width="555" height="311"/><figcaption class="wp-element-caption">Karlı Pekmez</figcaption></figure>
<!-- /wp:image -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Herkesin dilinde olan küresel ısınma denen bu illet elbette ülkemizi de etkiliyor, aşırı sıcak aşırı yağmur hepsi de sıkıntılı, malumunuz daha bir buçuk ay önce ‘’yaz gelmeyecek galiba bu sene’’ diye dalga geçiyorduk her gün yağan yağmurlara bakıp. Her şeyin kararında olması en iyisi elbette fakat insan oğlunun doymak bilmez aç gözlülüğü dünyanın düzenini her geçen gün daha da bozmakta elbet bunun da sonu gelip yaşanılır bir dünya kalmayacak elimizde.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Yazının başında da belirttiğim üzere bu günler eskilerin deyimi ile EYYAM-I BAHUR günleri, hepimizin sağlığımıza son derece dikkat etmemiz gereken günler. Şehrimiz de serinleyecek ve hoş vakit geçirilecek bu kadar yerin olması bizleri diğer şehirlere göre daha şanslı kılıyor. Yapanlardan Allah razı olsun.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Değerlerini bilelim derim ben!</p>
<!-- /wp:paragraph --></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/eyyam-i-bahur</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Jul 2023 20:59:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/07/Eyyam-i-Bahur-Rasit-Ozturk-Yazar-afrika-sicaklari.webp" type="image/jpeg" length="35736"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne adaylarına uzmanından açıklamalar]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/anne-adaylarini-uzmanindan-aciklamalar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/anne-adaylarini-uzmanindan-aciklamalar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anneler bir veya birkaç bebeğini sezaryenle doğurduktan sonra, bir sonraki hamileliğinde normal doğum yaptırmak isteyebiliyor.  Peki bu duruma uzmanlar nasıl bakıyor? Anne ve bebek açısından riskleri var mı? Kadın hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Nuray Aydın, Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum konusunda anne adaylarını bilgilendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:paragraph -->
<p>Kadınların öncelikli tercihinin doğal doğum olması gerektiğini savunan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Nuray Aydın, sezaryen sonrası ikinci ya da üçüncü bebekte de doğal yani vajinal doğum yapılabildiğini söyledi.  </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Anne adaylarına özellikle ilk bebeklerini normal doğurmaları çağrısında bulunan Dr. Nuray Aydın, bunun hem anne ve bebek sağlığı, hem de sonraki doğumların daha az riskli geçmesi açısından önemli olduğunu dile getirdi. Aydın. “Maalesef dünyada en çok sezaryen yapılan ülkelerden biriyiz. Ülkemizde sezaryen oranı yüzde 58. Oysa ki sezaryen çeşitli riskler barındıran bir ameliyat. Normal doğuma engel bir durum yoksa önermiyoruz” diye konuştu.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Dr. Nuray Aydın, sezaryen sonrası vajinal doğum konusunda şu bilgileri verdi:</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p><strong>Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum Yapılmasının Koşulları:</strong></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:list -->
<ul><!-- wp:list-item -->
<li>Öncelikle anne adayının genç olması gerekiyor. Geç hamilelik başlı başına risk barındırdığı için 35 yaş üzeri hamilelerde sezaryen sonrası vajinal doğum yapmıyoruz.</li>
<!-- /wp:list-item -->

<!-- wp:list-item -->
<li>Sezaryenin üzerinden en az 2 yıl geçmiş, dikişlerin kaynamış olması gerekiyor. Daha kısa sürede dikişlerin açılma riski artıyor.</li>
<!-- /wp:list-item -->

<!-- wp:list-item -->
<li>Bebeğin kilosu önemli, sezaryen sonrası vajinal doğum yaptırabilmemiz için bebeğin çok iri olmaması gerekiyor. İri bebek annenin sezaryen dikişlerinin açılmasına neden olabileceği için bundan kaçınıyoruz.</li>
<!-- /wp:list-item -->

<!-- wp:list-item -->
<li>Anne adayının hamilelik sürecinde fazla kilo almaması için beslenmesine dikkat etmesi,  yoga pilates gibi egzersizler yapmalarını istiyoruz. Böylece doğumları daha kolay oluyor.</li>
<!-- /wp:list-item -->

<!-- wp:list-item -->
<li>Annenin önceki doğumunda sezaryen yapılırken rahim yeteri kadar açılmışsa bu bize sezaryen sonrası vajinal doğum için avantaj sağlıyor. Kaçıncı haftada sezaryen yapıldığı da önemli. Sezaryenin tüm hikayesini anneden öğreniyoruz.</li>
<!-- /wp:list-item -->

<!-- wp:list-item -->
<li>Sezaryen sonrası vajinal doğumdaki rüptür (sezaryen kesi yerinin ayrışması) riski; birinci sezaryenden sonra 400’de bir, ikinci sezaryen sonrası ise 200’de bir. Risk giderek arttığı için üçüncü sezaryenden sonra vajinal doğum yaptırmıyoruz.</li>
<!-- /wp:list-item -->

<!-- wp:list-item -->
<li>Hem anne hem de babanın sezaryen sonrası vajinal doğuma yazılı onay vermesi gerekiyor.</li>
<!-- /wp:list-item -->

<!-- wp:list-item -->
<li>Hastane koşullarının da uygun olması gerekiyor. Düşük bir olasılık da olsa, dikişlerin açılması ve kanama riskine karşın sezaryen sonrası vajinal doğum yapılacak hastanenin; gece gündüz hizmet veren yoğun bakım ünitesi, kan ünitesi, bebek yoğun bakımı ve acil müdahale edilebilecek bir ameliyathane olması gerekiyor.</li>
<!-- /wp:list-item -->

<!-- wp:list-item -->
<li>Doğumda ebe desteği, doğum öncesinde de gebelik eğitimi olmazsa olmazımız.</li>
<!-- /wp:list-item --></ul>
<!-- /wp:list -->

<!-- wp:image {"align":"center","id":11102,"width":524,"height":396,"sizeSlug":"large","linkDestination":"none"} -->
<figure class="wp-block-image aligncenter size-large is-resized"><img src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/06/kadin-hastaliklari-ve-ogum-uzmani-Dr.-Nuray-Aydin-1024x775.webp" alt="" class="wp-image-11102" width="524" height="396"/><figcaption class="wp-element-caption">Dr. Nuray AYDIN - Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı</figcaption></figure>
<!-- /wp:image -->

<!-- wp:paragraph -->
<p><strong>Neden Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum Yapılmalı?</strong></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Çünkü sezaryen; anne-bebek arasında bağlanma problemlerine yol açıyor. Bebeğin bir an önce annenin kucağına verilmesi çok önemli. Emzirmenin geç olması, sütün geç gelmesine sebep olabiliyor. Bebeğin normal yolla gelmesi, mikrobiyotaları almasını, doğum yolundaki dirayetleri kazanmasını, dirençlerin oluşmasını da sağlıyor. Bu da bebeğin daha sağlıklı ve dirençli olmasını getiriyor.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Diğer yandan her sezaryen doğum, bir sonraki doğumda bebeğin plasentasının kasa ve idrar torbasının önüne yapışması riskini artırıyor. Bu da anne için rahmin alınması, bebek için de anne karnında ölüm riskini artırıyor.  Yani sonraki sezaryende riskli bir ameliyat durumu ortaya çıkıyor.</p>
<!-- /wp:paragraph --></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/anne-adaylarini-uzmanindan-aciklamalar</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jun 2023 13:38:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/06/anne-adaylarina-dikkat-ceken-uyarilar-sezaryen-normal-dogum-nuray-aydin.webp" type="image/jpeg" length="44955"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sadece çocuklar oynamıyor]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/sadece-cocuklar-oynamiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/sadece-cocuklar-oynamiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Oyun oynamak sadece çocuklara özel değil. Her yaştan yetişkinler de oyun oynayıp stres atıyor, arkadaşlarıyla aileleriyle eğlenceli ve güzel zaman geçiriyorlar. . Oyun Terapi Market’in kurucusu Gülşah Altıntaş, pandemiden bu yana; akıl-zeka,  strateji ve kelime oyunlarına ilginin arttığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:paragraph -->
<p></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Oyun insanların hayatında her dönem olan bir eğlence ve rahatlama aracı. Osmanlı döneminde üç taş, dokuz taş, mangala gibi strateji oyunları oynanırken, yakın geçmişten günümüze gelen tavla, dama, okey gibi oyunlar hala oynanmaya devam ediyor. Diğer yandan yabancı menşeli kutu oyunlarına da ilgi giderek artıyor.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Oyun Terapi Market’in kurucusu Gülşah Altıntaş, oyun oynamanın çocuklar kadar yetişkinler için de bir ihtiyaç olduğunu söyledi. Yapılan araştırmalarla oyunun rahatlatıcı ve sters atıcı etkisinin kanıtlandığını kaydeden Altıntaş, oyunun sosyalleşme ve kaliteli zaman geçirme açısından da önemli olduğunu dile getirdi.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p><strong>Hangi Oyunlar İlgi Görüyor?</strong></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Pandemi döneminde sokağa çıkma yasağı nedeniyle oyunlara ilginin arttığını kaydeden Gülşah Altıntaş şunları söyledi:</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p> “İnsanlar evde daha fazla zaman geçirince farklı oyun arayışlarına girdiler. Yurt dışından ülkemize gelen birçok strateji oyunu ve kelime oyunu yaygınlaştı. Koridor, Labirent, Batık, Reversi, Pylos, Jenga, Scrabble, Kulami, Uno, Go, Zingo gibi strateji oyunları en çok tercih edilenler arasında. Diğer yandan Bul Bakalım, Anlat Bakalım, Tabu, Monopoli, Bomba, Çarkıfelek gibi kelime oyunları da her yaştan grupların severek ve eğlenerek oynadıkları oyunlar oldu. Bahçesi olanlar langırt, masa tenisi, hokey, denge kulesi gibi oyunlarla da zaman geçirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>İnsanlar bilgisayarlarında ve telefonlarında da oyun oynuyorlar. Ancak bu tür oyunlarda hem uzun süre ekran başında olmanın sağlığa zararları var, hem de karşılıklı, yüz yüze bir etkileşim olmuyor.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:image {"align":"center","id":11050,"width":556,"height":313,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} -->
<figure class="wp-block-image aligncenter size-full is-resized"><img src="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/05/zeka-oyunlarina-ilgi-artiyor-denizli-gulsah-altintas.webp" alt="" class="wp-image-11050" width="556" height="313"/></figure>
<!-- /wp:image -->

<!-- wp:paragraph -->
<p><strong>Çocuğunuzla Oynayabilirsiniz</strong></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Birçok strateji ve kelime oyunu 8-99 diye tabir edilen her yaştan insanın oynayabileceği şekilde üretilmiş. Bu nedenle bu oyunları anne ve babalar çocuklarıyla oynayabiliyor. Bu oyunlar hem çocukların hayal gücünü, problem çözme yeteneğini, yaratıcılığını artırıyor, hem de aileler çocuklarıyla kaliteli zaman geçirip stres atmış oluyorlar. Bu oyunlar sizin de dikkatinizi ve belleğinizi güçlendiriyor. Çocukların el-göz koordinasyonunu, el becerilerini geliştiren oyunlar da var.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p><strong>Alzheimer Hastalarına Tavsiye Ediliyor</strong> Strateji oyunları ve kelime oyunları zihni canlı tutması, hafıza için faydası, dikkat ve odaklanmayı sağlaması, insanı stresten uzaklaştıran ve rahatlatan etkisi nedeniyle Alzheimer Yaşam Merkezleri, bağımlıların tedavi gördüğü Amatem gibi merkezlerde de kullanılıyor.</p>
<!-- /wp:paragraph --></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/sadece-cocuklar-oynamiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 28 May 2023 19:49:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/05/tum-imkanlar-seferber-ediliyor-72.jpg" type="image/jpeg" length="29754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zamanda 30 Yıl Geriye Yolculuk]]></title>
      <link>https://www.denizliguncelsaglik.com/zamanda-30-yil-geriye-yolculuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.denizliguncelsaglik.com/zamanda-30-yil-geriye-yolculuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:paragraph -->
<p>Cuma benim için sıkıcı ve bir o kadar da kötü bir gündü, hafta sonu ne yapmalıyım ın verdiği sıkıntı da üzerine eklenince zıvanadan çıktım. Akşamüzeri aniden karar verdim, dört aydır kız kardeşim de kalan annemi aradım.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>-        <strong>Anne hazırlan köye gidiyoruz.</strong></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p><strong>Şaşırdı tabi ki!  Heyecanlandı birilerine kötü bir şey oldu sandı sürekli soruyor ne oldu? Ne oldu? diye,</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>-        <strong>Bunaldım, anne bunaldım! on beş dakika sonra seni alıyorum hazırlan.</strong></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Kız kardeşime uğradım, hızlıca bir şeyler atıştırıp çıktık dışarıya, sürekli yüzüme bakıp kötü bir şeyler mi oldu diye anlamaya çalışıyor. Atladık arabaya sürdüm köyümüze doğru, içimde tarif edilmez bir heyecan, zamanda geriye doğru bir yolculuğa çıkıyorum gibi hissediyorum kendimi, o an fark ettim yirmi beş yıldır köyüme eşim ve çocuklarım olmadan kalmak için yalnız hiç gitmemişim.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>     Saat yirmi ikiye doğru evimizin önündeydik, acele ediyorum bir an önce içeriye girmeliyim, orası benim kalem, mağaram, sığınağım çocukluğumun gençliğimin geçtiği acı tatlı binlerce anımın olduğu, hep korunduğum, dışarıdaki vahşi ormanda bulunan birçok yırtıcı hayvandan kaçabildiğim yegane yer. Ben ne kadar acele etsem de uzun süre kapının önünde annemin çantasında kapının anahtarını aradık nihayet bulup kapıyı açarak içeriye girdik. Derin bir nefes aldım, bu evin kokusunu özlemişim, yirmi beş yıl önceki hep burnumda tüten kokusu aynı duruyordu, o kokuyu derin derin ciğerlerime çektim, eşimi arayıp geldiğimizi bildirdikten sonra telefonu kapatıp bir kenara attım, gözlerimle taradım odanın içini nerede otururdum, nerede ders çalışırdım, nerede yemek yerdim, hepsi birer birer gözümde canlandı, sanki hep buradaydım hiç gitmemiştim buradan, karnımız tok, “çay yapayım mı” dedi, hayır dedim.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>Annem yüklük den yatağı çıkarıp yere serip açtı, üzerine çizgili mis gibi sabun kokan çarşafı serdi, baş ucuna da kılıfı rengarenk nakış işlemeli uzun yastığı koydu, yüklükten indirdiği yeşilli kırmızılı hacı basmasından yapılmış yorganımı da örttü, üstümü değişip hemen girdim içine, sanki elli yaşında değil de on yedi yaşımdayım, yatağımın ve yorganımın bunca yıldır kokusu hiç değişmez mi? Değişmemiş, annem ışığı söndürüp “Allah rahatlık versin” deyip çıktı odadan, ay ışığı pencereden odanın içine ve yatağımın üzerine vuruyor bana hoş geldin diyordu, havada asılı yuvarlak bir lamba gibi duran aya elimi uzatsam dokunacağım sanki. Öyle bir sessizlik var ki köyde, zaman zaman uzaklardan gelen bir iki köpek havlaması olmasa insan kendisini sağır sanacak, kulaklarım unutmuş yıllardır bu sessizliği, şehirde uyumak için o kadar uğraşan ben hemen uyumuşum, anne karnında rahat uyuyan bir bebek gibi.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>      Sabah beni burnuma gelen demli çay ve tereyağında pişen yumurtanın o nefis kokusu uyandırdı, heyecanla kalktım yataktan elimi yüzümü yıkayıp oturdum sofranın başına. Annem kahvaltı hazırlamış, komşulardan taze yumurta ve yoğurt almış, tereyağlı yumurtanın kokusunu çektim içime, yumurtanın sarısının rengi bile farklı, şehirde yediklerimiz gibi değil, hiç acele etmeden yavaş yavaş sindire sindire yedim kahvaltımı.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>    Giyinip mezarlığa gittim, babamın anneannemin ve doğduktan sonra ölen iki kardeşimin mezarlarını ziyarete, bizim mezarlara giderken yolda mezar taşlarını okuyorum, ne kadar çok tanıdığım var şaşırdım kaldım, bu insanların çoğunu tanırdım şimdi hepsi buradalar, inanamadım hayatın koşuşturmacasında ölümün olduğunu unutuyormuş insan, bu ana kadar bunun farkına varamamışım, birçoğu benden birkaç yaş büyük, hepsine dua edip oradan ayrıldım ve geldim eve.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>     Acele ediyorum zaman dar, çocukluğumun ve gençliğimin en mutlu zamanlarının geçtiği, kenarında arazimizin olduğu Büyük Menderes nehri beni çağırıyor. Bakkaldan olta misina ve birkaç soğuk bira aldım, arabama atlayıp doğru köprübaşı mevkiine gittim,</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>     Bir tarlanın kenarından oltaya takmak için biraz solucan çıkardım, söğüt ağacından bir dal kesip misinayı ucuna bağladım oltanın ucuna solucanı geçirip attım suya, doğa uyanmış otlar diz boyu her yer yemyeşil, ağaçlarda kuşlar her türlü makamdan şarkılar söylüyorlar, yan taraftaki dut ağacında bir sincap bile gördüm. O an dünyada sadece ben vardım ve yapayalnızdım, doğa, hayvanlar ve ben, o kadar mutluydum ki! Oltayı kenara saplayıp soğuk bir bira açtım ve bir de sigara tellendirdim, gözüm ilerideki köprüye takıldı, gözümü köprüden alamadım, zaman durdu, efrat fululaştı, kuş seslerini bile duymaz oldum, kulaklarım uğulduyordu. Kendimi gördüm köprünün başında, esmer sıska bir oğlan, ayağında İspanyol paça bir pantolon, üzerinde bedenine göre daralttırılmış uzun yakalı sarı bir gömlek, ayağında ince topuklu siyah iskarpinler, elinde tüten Bafra cıgarası, kıvırcık siyah uzun saçlar, arkadaşlarıyla yüzmeye gelmiş köprübaşına. Tahsin, Rafet, Yusuf, Enver, Abdurrahman ve Bülent kahkahalar atıyorlar, kızlardan konuşuyorlar hiçbir dertleri ve tasaları yok, Tahsin çorabından bir Bafra sigarası çıkarıp ikram ediyor hepsine keyifle yakıp dumanını çekiyorlar o taptaze ciğerlerine, cıgaraları bitince elbiselerini çıkarıp gölge bir yere koydular ve köprünün üzerine çıkıp attılar kendilerini Menderesin serin sularına, tekrar tekrar çıkıp atladılar köprüden, yüzdüler, yüzdüler kahkahaları çınlattı menderesin kenarını. Ne kadar da eğleniyorlar uzun yıllardır bu kadar mutlu insanlar görmemiştim ben. Biraz sonra yorulup çıktılar suyun içinden, attılar kendilerini çimenlerin üzerine, Tahsin ilerideki erik ağacından erik toplayıp paylaştırdı hepsine nasıl da iştahlı yediler, ardından tekrar birer tane daha sigara tellendirdiler, ne tuhaf şimdi de bana doğru bakıyorlar aman Allah’ım kalktılar hep birlikte bana doğru geliyorlar, kaçsam mı? Kalsam mı? Karar veremedim.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:quote -->
<blockquote class="wp-block-quote"><!-- wp:paragraph -->
<p>-         <strong>Merhaba amca nasıl gidiyor? Balık var mı.?</strong></p>
<!-- /wp:paragraph --></blockquote>
<!-- /wp:quote -->

<!-- wp:quote -->
<blockquote class="wp-block-quote"><!-- wp:paragraph -->
<p>-        <strong>Var olmaz mı? ‘’ Birkaç tane tuttum, hepsi küçük olduğu için bıraktım tekrar suya.</strong></p>
<!-- /wp:paragraph --></blockquote>
<!-- /wp:quote -->

<!-- wp:quote -->
<blockquote class="wp-block-quote"><!-- wp:paragraph -->
<p>-        <strong>Seni bilemedik biz, kimlerdensin dayı?  </strong></p>
<!-- /wp:paragraph --></blockquote>
<!-- /wp:quote -->

<!-- wp:quote -->
<blockquote class="wp-block-quote"><!-- wp:paragraph -->
<p>-    <strong>Siz bilmezsiniz gençler ben buralardan uzun yıllar önce ayrıldım, hafta sonu için geldim, özlemişim buraları, senin adın Raşit değil mi?</strong></p>
<!-- /wp:paragraph --></blockquote>
<!-- /wp:quote -->

<!-- wp:quote -->
<blockquote class="wp-block-quote"><!-- wp:paragraph -->
<p>-     <strong>Evet dayı nereden bildin.?</strong></p>
<!-- /wp:paragraph --></blockquote>
<!-- /wp:quote -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>    <strong>-     Nereden bileyim, demin arkadaşların seslenirlerken duydum, sizler hep buralarda mı                     oluyorsunuz?</strong></p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:quote -->
<blockquote class="wp-block-quote"><!-- wp:paragraph -->
<p>-      <strong>Evet dayı bizler hep arkadaşlarla burada oluruz, yüzeriz eğleniriz genciz biz genç, buraya ne zaman gelirsen gel bizler hep buralardayız dayı.  Şehir de mi yaşıyorsun sen?</strong></p>
<!-- /wp:paragraph --></blockquote>
<!-- /wp:quote -->

<!-- wp:quote -->
<blockquote class="wp-block-quote"><!-- wp:paragraph -->
<p>-        <strong>Evet şehirde yaşıyorum otuz beş yıldır.</strong></p>
<!-- /wp:paragraph --></blockquote>
<!-- /wp:quote -->

<!-- wp:quote -->
<blockquote class="wp-block-quote"><!-- wp:paragraph -->
<p>-        <strong>Ne iş yapıyorsun orada?</strong></p>
<!-- /wp:paragraph --></blockquote>
<!-- /wp:quote -->

<!-- wp:quote -->
<blockquote class="wp-block-quote"><!-- wp:paragraph -->
<p>-        <strong>Bir otel de Müdürüm.</strong></p>
<!-- /wp:paragraph --></blockquote>
<!-- /wp:quote -->

<!-- wp:quote -->
<blockquote class="wp-block-quote"><!-- wp:paragraph -->
<p>-    <strong>Ya öyle mi? Üniversiteyi kazanamazsam geleyim yanına beni işe al, yeminliyim bu köyde kalmamaya.</strong></p>
<!-- /wp:paragraph --></blockquote>
<!-- /wp:quote -->

<!-- wp:quote -->
<blockquote class="wp-block-quote"><!-- wp:paragraph -->
<p>-        <strong>Olur tabi gel, yardımcı olurum ben sana, öğretirim bu mesleği.</strong></p>
<!-- /wp:paragraph --></blockquote>
<!-- /wp:quote -->

<!-- wp:quote -->
<blockquote class="wp-block-quote"><!-- wp:paragraph -->
<p>-        <strong>Tamam gelirim, hoşça kal biz gidiyoruz, kendine iyi bak.!</strong></p>
<!-- /wp:paragraph --></blockquote>
<!-- /wp:quote -->

<!-- wp:quote -->
<blockquote class="wp-block-quote"><!-- wp:paragraph -->
<p>-        <strong>Güle güle gençler, güle güle, sizde iyi bakın kendinize.</strong></p>
<!-- /wp:paragraph --></blockquote>
<!-- /wp:quote -->

<!-- wp:quote -->
<blockquote class="wp-block-quote"><!-- wp:paragraph -->
<p>-        <strong>Endişelenme </strong><strong>hiçbir şey için, su akar her zaman yolunu bulur.</strong></p>
<!-- /wp:paragraph --></blockquote>
<!-- /wp:quote -->

<!-- wp:quote -->
<blockquote class="wp-block-quote"><!-- wp:paragraph -->
<p>-      <strong>Endişelenecek yaşı çoktan geçtim ben delikanlı, asıl sen endişelenme ileride iyi bir hayatın olacak.</strong></p>
<!-- /wp:paragraph --></blockquote>
<!-- /wp:quote -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>      Raşit onaylarcasına sağ elinin başparmağını kaldırıp gülümsedi. Köprünün yanına gittiler giydiler elbiselerini ve ilerideki kavak ağaçlarının oraya doğru yürüyerek gözden kayboldular.</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>     Arkamdan gelen bir sesle irkildim, bir an nerede ve hangi zamanda olduğumu bilemedim, kalbim küt küt atıyor, ellerim ve sırtım terliyordu. Allah’ım aklıma mukayyet ol, demin buradaydılar hepsi, otuz yıl önceki halleriyle hemde, hışırtı arkamdan geliyordu, döndüm baktım küçük siyah bir köpek, kuyruk sallayarak benden ilgi bekliyordu, çağırdım yanıma geldi okşadım onu sevdim, yanımda bulunan bisküviyi açtım birkaç tane verdim önce biraz tereddüt etti sonra afiyetle yedi hepsini ve seslendi bana.  </p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:quote -->
<blockquote class="wp-block-quote"><!-- wp:paragraph -->
<p>- <strong>Biraz önce olanları gördün mü.? Ben de oradaydım, ben benim gençliğimle konuştum.</strong></p>
<!-- /wp:paragraph --></blockquote>
<!-- /wp:quote -->

<!-- wp:paragraph -->
<p>      Başını salladı <strong>‘’evet’’</strong> dedi, gençliğimde burada nasıl yüzdüğümü arkadaşlarımı sevdiğim kızı, o zamanki hayallerimi anlattım ona, hiç ses etmeden dinledi beni sonra yüzüme dik dik bakarak dedi ki…!</p>
<!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:quote -->
<blockquote class="wp-block-quote"><!-- wp:paragraph -->
<p>-     <strong>Sen buraya daha sık gelmelisin.! Ama arkadaşlarını da getir, onlar da görsünler eski hallerini, burası sihirli bir yerdir. Geçmişini ve o güzel günleri unutma. Fakat dikkatli olmanı tavsiye ederim, buralarda yalnız kafayı yemek içten bile değildir..</strong></p>
<!-- /wp:paragraph --></blockquote>
<!-- /wp:quote --></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.denizliguncelsaglik.com/zamanda-30-yil-geriye-yolculuk</guid>
      <pubDate>Sun, 28 May 2023 11:43:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://denizliguncelsaglikcom.teimg.com/crop/1280x720/denizliguncelsaglik-com/wp/uploads/2023/05/Rasit-Ozturk-Yazar-zamanda-30-yil-geriye-yolculuk-zevyeli-yazar-denizli.jpg" type="image/jpeg" length="64614"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
