Edinilen bilgilere göre, aşıların yalnızca enfeksiyonlara karşı koruma sağlamakla kalmayıp, vücudun adaptif bağışıklık yanıtını güçlendirerek yaşlanma sürecini de etkileyebileceği ortaya konuldu. Yapılan yeni bir araştırma, zona aşısı olan ileri yaştaki bireylerde biyolojik yaşlanmanın daha yavaş seyrettiğini gösterdi.
Biyolojik yaş; kişinin takvim yaşından bağımsız olarak, vücudun sağlık durumu, organ fonksiyonları ve hücresel yıpranma düzeyini yansıtan bir ölçüt olarak tanımlanıyor. Bu göstergenin; yaşam tarzı, çevresel etkenler ve genetik faktörlerden etkilendiği belirtiliyor.
Araştırmada, aşılı bireylerde biyolojik yaşlanmanın; iltihaplanma düzeyleri, bağışıklık tepkisi, kan dolaşımı ve nörodejenerasyonla ilişkili göstergeler üzerinden daha yavaş ilerlediği tespit edildi. Uzmanlar, özellikle kronik ve düşük düzeyli iltihaplanma sürecinin, yaşa bağlı hastalıkların gelişiminde kilit rol oynadığına dikkat çekiyor. Bu sürecin, literatürde “inflammaging” olarak adlandırıldığı ifade ediliyor.
Zona virüsünün yeniden aktive olmasını engelleyen aşının, vücutta arka planda seyreden bu iltihaplanmayı azaltarak daha sağlıklı bir yaşlanma sürecine katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor. Daha önce zona ve grip gibi yetişkin aşılarının, demans ve diğer nörodejeneratif hastalık risklerinin azalmasıyla ilişkilendirildiği de biliniyor.
Araştırma kapsamında, 70 yaş ve üzerindeki binlerce kişinin verileri incelendi. Bulgular, aşının biyolojik yaşlanma üzerindeki etkilerinin özellikle ilk üç yılda daha belirgin olduğunu, ancak dördüncü yıldan sonra da bu olumlu etkinin devam ettiğini ortaya koydu. Aşı olan bireylerin, uzun vadede de aşı olmayanlara kıyasla daha yavaş biyolojik yaşlandığı gözlemlendi.
Uzmanlar, bu sonuçların uzun dönemli sağlık etkilerinin daha net anlaşılabilmesi için ileriye dönük ve uzun soluklu çalışmaların gerekli olduğuna dikkat çekiyor.