Neredeyse Bütün Erişkinlere Bu Aşıyı Yapmak Zorundayız
Hacettepe Üniversitesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, yaptığı açıklamada, “Bizim amacımız nüfusun en az %60’ının bağışık hale gelmesi. Diyelim ki %80 etkili bir aşı uyguladık. Dolayısıyla Türkiye nüfusunun neredeyse %80’ini aşılamanız lazım. Bu aşılar bilimsel etik kurallara göre çocuklarda uygulanamıyor. Türkiye nüfusunun %20’sinin çocuk olduğunu düşündüğümüzde, neredeyse bütün erişkinlere bu aşıyı yapmak zorundasınız. Aşı karşıtlığı ve aşıya karşı olan güvensizlik de göz önünde bulundurulduğunda orada çok ciddi bir mücadele olacak. Diyelim ki %30 insan aşı yaptırmadı; salgını aşı ile kontrol altına alamazsınız.” dedi.
Dini Faktörler Etkili
‘’Aşı karşıtı konuşanlar, sosyal medya grupları, yurtdışında Türkiye’ye göre daha etkili. Bizde o kadar yüksek değil. Çünkü ne kadar uğraş verseler de çocukluk aşılamaları %98 oranında yapılabiliyor Türkiye’de. Bizde daha çok etkili olan dini faktörler ve toplum liderlerinin etkileri. Mesela, bulunduğu cemaatin liderinden ya da feodal bir yapıda, o yapının başındaki liderden veya ülkeyi yönetenlerin aşıya yaklaşımından etkileniyor insanlar. Dolayısıyla bunun bütün kanallarla desteklenmesi lazım. Diyanet’in devreye girip bu aşıyı desteklemesi lazım. Siyasi liderlerin ve kanaat önderlerinin -ki bu çok yapılır- herkesten önce görüntü vererek aşı olması lazım. Salgının bitmesi, sadece ülkenin sağlığı açısından değil, ekonomik ve sosyal birçok problemin giderilmesi için de şart’’ diyerek sözlerini noktaladı.
Hacettepe Üniversitesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, yaptığı açıklamada, “Bizim amacımız nüfusun en az %60’ının bağışık hale gelmesi. Diyelim ki %80 etkili bir aşı uyguladık. Dolayısıyla Türkiye nüfusunun neredeyse %80’ini aşılamanız lazım. Bu aşılar bilimsel etik kurallara göre çocuklarda uygulanamıyor. Türkiye nüfusunun %20’sinin çocuk olduğunu düşündüğümüzde, neredeyse bütün erişkinlere bu aşıyı yapmak zorundasınız. Aşı karşıtlığı ve aşıya karşı olan güvensizlik de göz önünde bulundurulduğunda orada çok ciddi bir mücadele olacak. Diyelim ki %30 insan aşı yaptırmadı; salgını aşı ile kontrol altına alamazsınız.” dedi.
Dini Faktörler Etkili
‘’Aşı karşıtı konuşanlar, sosyal medya grupları, yurtdışında Türkiye’ye göre daha etkili. Bizde o kadar yüksek değil. Çünkü ne kadar uğraş verseler de çocukluk aşılamaları %98 oranında yapılabiliyor Türkiye’de. Bizde daha çok etkili olan dini faktörler ve toplum liderlerinin etkileri. Mesela, bulunduğu cemaatin liderinden ya da feodal bir yapıda, o yapının başındaki liderden veya ülkeyi yönetenlerin aşıya yaklaşımından etkileniyor insanlar. Dolayısıyla bunun bütün kanallarla desteklenmesi lazım. Diyanet’in devreye girip bu aşıyı desteklemesi lazım. Siyasi liderlerin ve kanaat önderlerinin -ki bu çok yapılır- herkesten önce görüntü vererek aşı olması lazım. Salgının bitmesi, sadece ülkenin sağlığı açısından değil, ekonomik ve sosyal birçok problemin giderilmesi için de şart’’ diyerek sözlerini noktaladı.