Fasulye, nohut, mercimek ve soya gibi baklagiller; bitkisel protein, kompleks karbonhidratlar, lif ve mikro elementler açısından zengin yapısıyla sağlıklı beslenmenin temel taşları arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu besin grubunun düzenli tüketilmesinin pek çok kronik hastalığın önlenmesinde etkili olduğunu belirtiyor.
Edinilen bilgilere göre, mide-bağırsak sistemi ve kalp-damar sağlığı için en faydalı besin gruplarından biri baklagiller olarak gösteriliyor. Uzmanlar, baklagillerin yağ oranının düşük olduğunu ve doymuş yağ içeriğinin neredeyse bulunmadığını vurgulayarak, bu özelliği sayesinde sağlıklı beslenme programlarında önemli bir yer tuttuğunu ifade ediyor.
Baklagillerin, Akdeniz diyeti başta olmak üzere vejetaryen ve dengeli beslenme modellerinde sıkça tercih edildiğini belirten uzmanlar, bu besinlerin kalp sağlığı üzerinde koruyucu etkiler oluşturduğunu dile getiriyor. Yapılan araştırmalar, baklagillerin düzenli tüketiminin kalp-damar hastalıkları riskini azaltabildiğini ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre, baklagiller yalnızca kalp sağlığını desteklemekle kalmıyor; aynı zamanda tip 2 diyabet, fazla kilo ve bazı kanser türlerinin önlenmesinde de önemli rol oynuyor. İçerdikleri yüksek lif sayesinde kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olan bu besinler, uzun süre tokluk hissi sağlayarak kilo kontrolünü de destekliyor.
Sindirim sistemi üzerindeki olumlu etkileriyle de dikkat çeken baklagiller, bağırsak mikrobiyotasını destekleyerek sindirim sürecinin daha sağlıklı işlemesine katkı sağlıyor. Düzenli baklagil tüketiminin, bağırsak florasını güçlendirdiği ve genel bağışıklık sistemini desteklediği belirtiliyor.
Uzmanlar, haftada en az iki-üç porsiyon baklagil tüketilmesini önerirken, bu besinlerin salata, çorba ve ana yemeklerde kolaylıkla kullanılabileceğini ifade ediyor.