Bağışıklık sisteminden ruh sağlığına kadar birçok hayati fonksiyonu etkileyen bağırsaklar, modern yaşam alışkanlıkları nedeniyle alarm veriyor. Edinilen bilgiye göre, bağırsak florasında meydana gelen dengesizlikler birçok hastalığın ilerlemesine zemin hazırlayabiliyor.
Vücudun, trilyonlarca bakteri, virüs ve parazitten oluşan geniş bir mikrobiyota ekosistemine ev sahipliği yaptığı uzmanlarca belirtiliyor. Mikrobiyotanın, vücutla karşılıklı fayda ilişkisi içinde çalışan mikroorganizmaların bütünü olduğu ifade edilirken, bu dengenin bozulmasının bağışıklık sistemi başta olmak üzere birçok organı olumsuz etkileyebildiği aktarılıyor.
BESLENME VE YAŞAM TARZI ÖNE ÇIKIYOR
Sağlıklı bir mikrobiyota için beslenmenin belirleyici rol oynadığı vurgulanıyor. İşlenmiş ve paketli gıdalardan uzak durulması, lif açısından zengin besinlere ağırlık verilmesi, ev yapımı yoğurt, kefir ve pancar kvass gibi fermente ürünlerin tüketilmesi öneriliyor. Baklagillerin de bağırsak dostu besinler arasında yer aldığı belirtiliyor. Bunun yanı sıra düzenli egzersiz, hareketli yaşam ve stres yönetiminin mikrobiyota dengesini doğrudan etkilediği ifade ediliyor.
GEREKSİZ ANTİBİYOTİK KULLANIMINA DİKKAT
Edinilen bilgilere göre, gereksiz antibiyotik kullanımı mikrobiyota üzerinde en olumsuz etkilere yol açan faktörlerden biri. Antibiyotiklerin yalnızca gerekli durumlarda kullanılmasının önemine dikkat çekilirken, bağırsak sağlığının gaita analizi ve klinik bulgularla değerlendirilebildiği belirtiliyor. Bağırsakların sağlıklı tutulmasının, vücudu diğer hastalıklara karşı daha güçlü hale getirdiği kaydediliyor.





