Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nesrin Ergin, Haziran Migren Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada migren hastalığına ilişkin önemli bilgiler paylaştı.
Migrenin toplumda çoğu zaman yalnızca baş ağrısı olarak algılandığını belirten Doç. Dr. Nesrin Ergin, bu durumun doğru olmadığını ifade ederek migrenin beynin işleyişini etkileyen karmaşık bir nörolojik hastalık olduğuna dikkat çekti.
Dünya genelinde 1 milyardan fazla insanı etkileyen migrenin Türkiye’de de oldukça yaygın görüldüğünü belirten Ergin, yaklaşık her 6 kişiden birinde migren bulunduğunu ve kadınlarda erkeklere göre daha sık ortaya çıktığını söyledi.
Migren Sadece Baş Ağrısıyla Sınırlı Değil
Migren ataklarının çoğunlukla zonklayıcı karakterde ve saatler hatta günler sürebilen baş ağrılarıyla ortaya çıktığını ifade eden Ergin, hastalığın farklı belirtilerle de kendini gösterebildiğini belirtti.
Migren hastalarında bulantı, kusma, ışık, ses ve koku hassasiyeti, konsantrasyon güçlüğü, görme bozuklukları, uyuşma ve konuşma güçlüğü gibi belirtilerin görülebileceğini kaydeden Ergin, son yıllarda daha sık tanınan vestibüler migren nedeniyle bazı hastalarda baş dönmesi ve denge problemlerinin baş ağrısından daha ön planda olabileceğini söyledi.
Atak Öncesi Belirtilere Dikkat
Migren ataklarından saatler önce bazı erken uyarı işaretlerinin ortaya çıkabileceğini belirten Ergin, yorgunluk, sık esneme, dikkat dağınıklığı, ense sertliği, ruh hali değişiklikleri ve belirli yiyeceklere aşırı istek duyulmasının yaklaşan bir migren atağının habercisi olabileceğini ifade etti.
Bu belirtilerin fark edilmesinin erken müdahale açısından önemli olduğunu vurgulayan Ergin, migrenin kontrol altına alınmasında erken tanının büyük rol oynadığını söyledi.
Tetikleyiciler ve Tedavi Süreci
Migren gelişiminde genetik yatkınlığın önemli olduğunu belirten Ergin, stres, düzensiz uyku, açlık, susuzluk, hormonal değişiklikler ve çeşitli çevresel faktörlerin atakları tetikleyebildiğini ifade etti.
Günümüzde yaşam tarzı düzenlemeleri, tetikleyicilerin belirlenmesi ve uygun tedavi yöntemleri sayesinde migren ataklarının sıklığı ve şiddetinin önemli ölçüde azaltılabildiğini belirten Ergin, bu sayede hastaların yaşam kalitesinin artırılabildiğini söyledi.
Haziran Migren Farkındalık Ayı kapsamında yapılan açıklamada, migrenin yalnızca baş ağrısından ibaret olmadığı, baş dönmesi ve denge bozukluğu gibi farklı belirtilerle de ortaya çıkabilen önemli bir nörolojik hastalık olduğu vurgulandı.





