Ramazan ayının başlamasıyla birlikte günlük beslenme düzeni önemli ölçüde değişir. Gün içinde uzun saatler süren açlık, öğün sayısının azalması ve uyku düzenindeki farklılıklar vücudun alışık olduğu ritmi etkileyebilir. Bu süreçte doğru beslenme tercihleri yapmak; halsizlik, baş ağrısı, kan şekeri düşüklüğü ve konsantrasyon sorunlarının önüne geçmek açısından büyük önem taşır.
Uzun süren açlık dönemlerinde vücutta susuzluk, tansiyon düşüklüğü ve enerji kaybı gibi durumlar yaşanabilir. Ancak sahur ve iftar öğünlerini dengeli planlamak, bu etkileri en aza indirmenin en etkili yoludur.
Sahur Öğünü Nasıl Olmalı?
Sahur, gün boyu enerjinizi koruyabilmeniz için mutlaka yapılması gereken bir öğündür. Bu öğünde protein, lif ve sağlıklı yağ içeren besinlere yer verilmesi önemlidir.
-
Yumurta, peynir, süt gibi protein kaynakları
-
Tam tahıllı ekmek veya yulaf gibi kompleks karbonhidratlar
-
Zeytin, ceviz gibi sağlıklı yağlar
-
Taze sebze ve meyveler
Sahurda kızartma ve aşırı tuzlu yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Çok tuzlu ve şekerli besinler, gün içinde susuzluk ve erken acıkmaya neden olabilir. Ayrıca sahurda yeterli miktarda su tüketmek, gün boyu sıvı dengesini korumaya yardımcı olur.
İftar Sofrasında Denge Önemli
İftar, uzun süren açlığın ardından vücudun yeniden enerji aldığı bir öğündür. Bu nedenle hızlı ve kontrolsüz şekilde yemek tüketmek yerine, iftara su ve hafif besinlerle başlamak daha sağlıklıdır.
İftarda şu sıralama tercih edilebilir:
-
Su ve hurma veya kuru meyve ile orucu açmak
-
Kısa bir ara vermek
-
Hafif bir çorba
-
Zeytinyağlı sebze yemeği ve yoğurt
-
Izgara, haşlama veya fırında pişmiş et veya tavuk
-
Bol salata ve tam tahıllı ekmek
Ağır, yağlı ve hamur işi ağırlıklı sofralar; mide rahatsızlıkları, şişkinlik ve kan şekeri dengesizliklerine yol açabilir. Tatlı tercihi yapılacaksa şerbetli ve ağır tatlılar yerine sütlü tatlılar, meyve veya küçük porsiyon kuruyemiş daha uygun olacaktır.
Sıvı Tüketimi ve Ara Öğünler
İftar ile sahur arasında yaklaşık 2 litre su içmek, ertesi gün yaşanabilecek susuzluk ve tansiyon düşüklüğünü önlemeye yardımcı olur. Bu zaman diliminde hafif ara öğünler yapmak, metabolizmanın dengede kalmasını sağlar.
Hareketi İhmal Etmeyin
Ramazan ayında açlık ve yorgunluk hissi nedeniyle fiziksel aktivite azalabilir. Ancak tamamen hareketsiz kalmak kilo artışına yol açabilir. İftardan sonra yapılan hafif yürüyüşler hem sindirime yardımcı olur hem de enerji dengesini korur.
Kimler Oruç Tutarken Dikkatli Olmalı?
Bazı sağlık durumlarında oruç tutmak riskli olabilir. Özellikle:
-
Gebeler ve emziren anneler
-
Diyabet hastaları
-
Kronik hastalığı olanlar
-
Sürekli ilaç kullanan bireyler
-
Yaşlılar ve çocuklar
Bu grupların, oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerekir. Gerekli durumlarda ilaç saatleri hekim kontrolünde sahur ve iftara göre düzenlenebilir.
