Avrupa'nın farklı bölgelerinde Batı Nil Virüsü vakalarının artış göstermesi üzerine sağlık otoriteleri vatandaşlara sivrisineklerden korunmaları konusunda uyarılarda bulundu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Ofisi, özellikle yaz aylarında artan sivrisinek aktivitesi nedeniyle kişisel korunma önlemlerinin önem kazandığını bildirdi.
Yaz Aylarında Risk Artıyor
Batı Nil Virüsü, enfekte sivrisineklerin ısırmasıyla insanlara bulaşabiliyor. Avrupa'da bulaşma döneminin genellikle ilkbahar sonundan sonbahara kadar sürdüğü, vakaların ise temmuz ve eylül ayları arasında daha yoğun görüldüğü belirtiliyor. Son dönemde Yunanistan, İtalya, İspanya, Romanya ve Kuzey Makedonya'da yerel vakalar bildirildi.
Çoğu Kişide Belirti Görülmeyebiliyor
Uzmanlara göre Batı Nil Virüsü ile enfekte olan kişilerin yaklaşık yüzde 70-80'inde herhangi bir belirti ortaya çıkmıyor. Belirti gelişen kişilerde ise;
- Ateş
- Baş ağrısı
- Halsizlik
- Kas ağrıları
- Bulantı veya kusma
- Cilt döküntüsü
- Lenf bezlerinde şişlik
gibi şikâyetler görülebiliyor. Nadir de olsa bazı hastalarda merkezi sinir sistemini etkileyen ağır tablolar gelişebiliyor.
Bu Belirtiler Varsa Gecikmeyin
DSÖ, sivrisinek ısırığını takip eden günlerde yüksek ateş, döküntü, boyun tutulması veya bilinç değişikliği gibi belirtilerin ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmasını öneriyor. Virüs için insanlar üzerinde kullanılabilen onaylı bir aşının bulunmadığı, tedavinin ise belirtilerin kontrol altına alınmasına ve ağır vakalarda destekleyici bakıma dayandığı ifade ediliyor.
Korunmak İçin Basit Önlemler Yeterli Olabilir
Uzmanlar, Batı Nil Virüsü riskini azaltmak için şu önlemlerin alınmasını öneriyor:
- Uzun kollu ve vücudu örten açık renkli kıyafetler tercih edin.
- Sivrisinek kovucu ürünleri talimatlara uygun şekilde kullanın.
- Gün doğumu ve gün batımında açık havada uzun süre kalmamaya özen gösterin.
- Pencere ve kapılarda sineklik kullanın.
- Saksı altlıkları, kovalar ve benzeri alanlarda biriken durgun suları düzenli olarak temizleyin.
- Bebekler için cibinlik kullanımını ihmal etmeyin.
İklim Değişikliği Etkili Olabilir
Uzmanlar, yükselen sıcaklıklar ve yaz mevsiminin uzamasının sivrisineklerin yaşam alanlarını genişletebildiğini ve bunun da Batı Nil Virüsü gibi sivrisinek kaynaklı hastalıkların görülme riskini artırabileceğini belirtiyor.
Türkiye İçin Risk Var mı?
Uzmanlara göre Batı Nil Virüsü Türkiye için tamamen yabancı bir hastalık değil. Sağlık Bakanlığı'nın yürüttüğü sürveyans çalışmaları kapsamında virüs, uzun yıllardır izleniyor ve Türkiye'de ilk insan vakaları 2010 yılında bildirildi. Bilimsel araştırmalar, özellikle yaz aylarında sivrisinek popülasyonunun arttığı dönemlerde zaman zaman yerel vakaların görülebildiğini ortaya koyuyor.
Son yıllarda Avrupa'da vaka sayılarındaki artış, iklim değişikliği, sıcaklıkların yükselmesi ve sivrisineklerin yaşam alanlarının genişlemesi nedeniyle Türkiye'nin de dikkatle izlenmesi gereken ülkeler arasında değerlendiriliyor. Uzmanlar, bunun yaygın bir salgın beklendiği anlamına gelmediğini ancak özellikle sivrisineklerin yoğun olduğu bölgelerde etkin izleme ve mücadele çalışmalarının sürdürülmesinin büyük önem taşıdığını belirtiyor.
Türkiye'de Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen erken uyarı ve sürveyans sistemleri kapsamında olası vakalar takip edilirken, vatandaşların da sivrisineklerden korunmaya yönelik bireysel önlemleri ihmal etmemesi öneriliyor. Uzun kollu kıyafetlerin tercih edilmesi, sivrisinek kovucu ürünlerin kullanılması ve durgun su birikintilerinin ortadan kaldırılması, virüsün bulaşma riskini azaltan en etkili yöntemler arasında yer alıyor.


