Yerli aşının geliştirilmesi çalışmaları, ziraat fakültesinin kurulma çalışmaları ve yerli tohum projeleri konusunda sözlerine devam eden Rektör Kutluhan: “Biz aşı çalışmalarını başlatabilmek için, mevcut hukuksal bir boyutu var malumunuz. Onun için de klinik araştırma merkezini kurduk. Bu merkezimiz yeni bir merkez Denizli ve Pamukkale Üniversitesi’nde. Çok ciddi bir destek aldık. Buradan Bilim Kurulu Üyemize çok teşekkür ediyoruz. Dolayısıyla hem hızlı bir şekilde ilaç, hem aşı konularında da altyapıyı hazırladık. Bizim Denizli OSB’de yeni bir Teknokent kurma planımız var, bunu şube olarak da yapabiliriz, çalışmaları için Ankara’da bulundum. Bu Teknokentin de Ar-Ge’si diyoruz ki, sağlık ve savunma sanayisi üzerine olsun diyoruz, bu da buyurduğunuz gibi aşı ve ilaç çalışmalarının da temelini teşkil edecek. Ben Savunma Bakan Yardımcımıza da buradan teşekkür ediyorum. Kendisi bize ciddi destekler yapabileceğini söyledi. Diğer taraftan tohum evet çok önemli, bizim dünyada 6’ıncı sırada bir tohum merkezimiz var. Soğan, brokoli tohumu üzerinde çalışılıyor, şimdi de mesela nohut tohumu üzerinde çalışılıyor. Yani bu arkadaşlarımız kesinlikle tüp bebek usulü tohum çalışması yaptıkları için, tohum ıslahında çok hızlı davranabiliyoruz. 1-2 yıl içinde tohum ıslahı yapabiliyoruz. Tarım borsası başkanıyla ikili diyaloglar halinde, hangi tohuma ihtiyaç var, hangisi geliştirilmeli, noktasında biz çalışmalarımızı çok yakın sürdürüyoruz. Ziraat fakültesi ise bu temel üzerinde yükselecek. İnşallah, onun da açılma müjdesini vereceğiz. Çok güzel bir birliktelik olacak tohum merkezi ve ziraat fakültesi arasında.”
Rektör Kutluhan, Genç Vizyon Programında PAÜ’yü Anlattı
Pamukkale Üniversitesi hakkında genel bilgiler vererek sözlerine başlayan Rektör Prof. Dr. Ahmet Kutluhan şunları kaydetti: “Öncelikle tercih yapan tüm üniversite adaylarımızın tercihlerinin kendilerine hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Pamukkale Üniversitesi, Ege Bölgesi’nde bir bölge üniversitesi gibi konumlandırılmış, coğrafi olarak da yeri tamamen İzmir’e 2 saat mesafede, Antalya’ya 2 saat mesafede olan bir üniversitedir. İklimiyle, tabiatıyla çok güzel bir yere konuşlandırılmış bu üniversitede ben de çalışmaktan çok mutluyum. Üniversite niye tercih edilir, hepimizin bildiği konuların başında eğitim gelmektedir. Biz üniversitemizin eğitimini bir yıl içerisinde tamamen ters yüz eğitim tarzına çevirdik. Tabi ki, bunun değerli hocamız, partneriniz Süleyman bey de belirtmişti bu biraz süreç alır. Tabi ki süreç alacağına tamamen randımanlı ve verimli olma noktasında 3-5 yıl alacağını bizler de biliyorduk ama bunu PAÜ olarak başardık. Üniversitemizde tüm fakülteler, meslek yüksekokulları da dâhil tüm derslerimiz kayıt altına alındı. Öğrencimiz her zaman bu kayıtlara ulaşabilmekte ve hocasıyla da buluştuğunda artık dersi kendisi dinlemiş olup, hazır olarak gelecek ve hocayla da anlamadığı konuları tartışabilecek. Hoca da konunun anlaşılması için gerekli vaka örneklerini, olay örneklerini anlatarak pekiştirecekler. Eğitimimizde bu başarıyı biz Tıp Fakültesi’nde gördüğümüz için bu eğitime biraz da önem verdik. Tıp Fakültemiz tercih sıralarında 40’ıncı, 50’inci gibi sıralarda yer almakta ama TUS’da 17’inci ve 18’inci sıralardadır. Bu çok büyük bir yükselmedir. Öğrencinin üniversite sınavına girdiği durumla TUS’a girdiği durum arasındaki bu fark da vermiş olduğumuz eğitiminden kaynaklanmaktadır. Bu eğitim modelinin çok etkin olduğunu biz tecrübe ettiğimiz için diğer fakültelerde de bu eğitim modelini bu sene itibariyle yüz yüze başladığımız güz döneminde uygulayacağız. Eğitimde oldukça iddialıyız. Bu konuda da tüm hocalarımıza teşekkür ediyorum. Diğer taraftan üniversite niye tercih edilir diye sorulduğunda, tabi ki barınma imkânları çok önemli. Denizlimiz Allah’a şükür hem Kredi Yurtlar Kurumu hem özel yurtlar hem apart sistemi hem daire sistemleri Denizlimizde çok gelişmiştir. Buna Denizli halkı özel önem vermiş. Hatta bana kendileri diyorlar ki, ‘Açıkta kalan öğrenci varsa haber ver Hocam. Biz gerekli yardımı ve desteği veririz’ diyorlar. Barınma sorunumuz yok. Peki öğrenci okul dışında sosyal faaliyet olarak yapabileceği işler var mı? İşte onların en bol olduğu yer yani Ankara, İstanbul, İzmir dışında en bol olduğu illerimizden biri de Denizli’dir. Denizli’de kampüs alanındaki spor merkezi, spor alanları oldukça yeterli ve fazladır. Kantin ve kafeterya alanlarımız yine aynı çeşitliliktedir. Bunun dışında gençlik merkezimiz var. Gençlik merkezi, üniversite öğrenci kulüpleriyle birlikte aynı yerdedir. Üniversitemizde 165 öğrenci kulübü var. Bu kulüpler, kültür sanat kulüpleri, sportif kulüpler, turizm kulüpleri gibi her türlü kulübümüz var, bunlar aktif olarak çalışıyor. Ayrıca, Denizli kendi merkezi içinde zaten tarihi bir şehirdir. Tarihinde de büyük şehirler kurulmuş; Laodikya, Tripolis, Hierapolis gibi. Bunlara ek olarak Pamukkale tabiki başta olmak üzere Karahayıt kırmızı suyumuz var. Denizli’de belediyeler bir seyir tepesi yapmışlar. Seyir tepesi tamamen bir rekreasyon alanıdır. Yani orada yapılacak aktiviteleri akşama kadar bitiremezsiniz. Çok güzel bir yerdir. Buradan Pamukkale Belediye Başkanımıza da teşekkür ediyorum. Orası üniversitenindir, üniversiteye ait olarak gör hocam diyerek ikramda bulunmuşlardır. Kendilerine teşekkür ediyorum. Diğer taraftan Bağbaşı Yaylası teleferiğimiz var ki, bu yaz şartlarında 40-41 derecelerde biraz serinlemek isterseniz, teleferikle yaylaya çıkabilir, orada dinlenebilirsiniz. Çevre ilçelerimiz yine aynı şekilde öğrencilerimiz çok güzel aktiviteler yapabilirler. Hem otantik hem de turistik açıdan. Bir diğer önemli konu, üniversite anlayışımızda tematik bir üniversite olamıyoruz çünkü bizim temalarımız fazla. Tekstil, kimya, makine, kablo, mermer, jeotermal, tarım gibi bizde çok çeşitli temalar var. Bu temalar üzerinden üniversitemiz, çok ciddi yollar kat ediyor. Bunu ileriki yıllarda göreceğiz. Öğrencilerimiz açısından ben Pamukkale Üniversitesi kimliği alacak bir öğrencinin, bu üniversitenin vizyonu, misyonu nedir diye kendisine sorarsa, şöyle bir cevap vermesini istiyorum. Denizli çalışan ve üreten bir şehirdir. Bizim de misyonumuz üreten bir üniversite olmak. Denizli sürekli önünüze Ar-Ge getiriyor. Çünkü biraz önce anlattığım gibi temaları çok fazla. Biz o zaman bu soruna da cevap verecek vizyonumuz da üniversite hayatın rehberi olarak belirledik.”
Yerli aşının geliştirilmesi çalışmaları, ziraat fakültesinin kurulma çalışmaları ve yerli tohum projeleri konusunda sözlerine devam eden Rektör Kutluhan: “Biz aşı çalışmalarını başlatabilmek için, mevcut hukuksal bir boyutu var malumunuz. Onun için de klinik araştırma merkezini kurduk. Bu merkezimiz yeni bir merkez Denizli ve Pamukkale Üniversitesi’nde. Çok ciddi bir destek aldık. Buradan Bilim Kurulu Üyemize çok teşekkür ediyoruz. Dolayısıyla hem hızlı bir şekilde ilaç, hem aşı konularında da altyapıyı hazırladık. Bizim Denizli OSB’de yeni bir Teknokent kurma planımız var, bunu şube olarak da yapabiliriz, çalışmaları için Ankara’da bulundum. Bu Teknokentin de Ar-Ge’si diyoruz ki, sağlık ve savunma sanayisi üzerine olsun diyoruz, bu da buyurduğunuz gibi aşı ve ilaç çalışmalarının da temelini teşkil edecek. Ben Savunma Bakan Yardımcımıza da buradan teşekkür ediyorum. Kendisi bize ciddi destekler yapabileceğini söyledi. Diğer taraftan tohum evet çok önemli, bizim dünyada 6’ıncı sırada bir tohum merkezimiz var. Soğan, brokoli tohumu üzerinde çalışılıyor, şimdi de mesela nohut tohumu üzerinde çalışılıyor. Yani bu arkadaşlarımız kesinlikle tüp bebek usulü tohum çalışması yaptıkları için, tohum ıslahında çok hızlı davranabiliyoruz. 1-2 yıl içinde tohum ıslahı yapabiliyoruz. Tarım borsası başkanıyla ikili diyaloglar halinde, hangi tohuma ihtiyaç var, hangisi geliştirilmeli, noktasında biz çalışmalarımızı çok yakın sürdürüyoruz. Ziraat fakültesi ise bu temel üzerinde yükselecek. İnşallah, onun da açılma müjdesini vereceğiz. Çok güzel bir birliktelik olacak tohum merkezi ve ziraat fakültesi arasında.”
Yerli aşının geliştirilmesi çalışmaları, ziraat fakültesinin kurulma çalışmaları ve yerli tohum projeleri konusunda sözlerine devam eden Rektör Kutluhan: “Biz aşı çalışmalarını başlatabilmek için, mevcut hukuksal bir boyutu var malumunuz. Onun için de klinik araştırma merkezini kurduk. Bu merkezimiz yeni bir merkez Denizli ve Pamukkale Üniversitesi’nde. Çok ciddi bir destek aldık. Buradan Bilim Kurulu Üyemize çok teşekkür ediyoruz. Dolayısıyla hem hızlı bir şekilde ilaç, hem aşı konularında da altyapıyı hazırladık. Bizim Denizli OSB’de yeni bir Teknokent kurma planımız var, bunu şube olarak da yapabiliriz, çalışmaları için Ankara’da bulundum. Bu Teknokentin de Ar-Ge’si diyoruz ki, sağlık ve savunma sanayisi üzerine olsun diyoruz, bu da buyurduğunuz gibi aşı ve ilaç çalışmalarının da temelini teşkil edecek. Ben Savunma Bakan Yardımcımıza da buradan teşekkür ediyorum. Kendisi bize ciddi destekler yapabileceğini söyledi. Diğer taraftan tohum evet çok önemli, bizim dünyada 6’ıncı sırada bir tohum merkezimiz var. Soğan, brokoli tohumu üzerinde çalışılıyor, şimdi de mesela nohut tohumu üzerinde çalışılıyor. Yani bu arkadaşlarımız kesinlikle tüp bebek usulü tohum çalışması yaptıkları için, tohum ıslahında çok hızlı davranabiliyoruz. 1-2 yıl içinde tohum ıslahı yapabiliyoruz. Tarım borsası başkanıyla ikili diyaloglar halinde, hangi tohuma ihtiyaç var, hangisi geliştirilmeli, noktasında biz çalışmalarımızı çok yakın sürdürüyoruz. Ziraat fakültesi ise bu temel üzerinde yükselecek. İnşallah, onun da açılma müjdesini vereceğiz. Çok güzel bir birliktelik olacak tohum merkezi ve ziraat fakültesi arasında.”
Yorumlar





