Yedi yıl kadar Kızılay öğrenci toplululuğu'nun danışmanlığını yaptım. Hemen her yıl başkanı değişen bu toplulukla huzurevi ziyareti, PAÜ’de yatan çocukların ziyareti, kan bağışı, AİDS farkındalığı gibi bi takım aktivitelerde bulunduk. Öğrenciler düşündü planladı ve yaptılar, ben sadece gözetmen oldum. Bi dönem kendilerine kütüphanede çorba dağıtmayı teklif ettim. Bayıldılar bu fikre ve hemen uygulamaya geçtik. Böylece çorbanın kaynağı olan Pasvak, topluluk faaliyetlerine sessiz bir şekilde girmiş oldu. Derken bu çorba dağıtma etkinliği önce rektörlük, sonra Kızılay tarafından sahiplenilerek bir süre daha devam etti.
Kızılay derneğinin Kızılay topluluğuna özel ilgisi ve daha çok kan bağışı alanında yoğunlaşma arzusu nedeniyle Kızılay topluluğunu işin sahibine bırakarak, yıllara dayanan topluluk danışmanlığı tecrübemle, kafamdaki vizyona uygun yeni bir topluluk kurmak üzere yola çıktım.
Yeni topluluğumuzun adı Sosyal Girişimcilik Ve Sosyal Sorumluluk Öğrenci Topluluğu. Çıkış noktamız ve hedefimiz, gençlerin daha öğrenciyken kendi geleceklerini inşa edebilmek için kendilerini hazırlamaları. İçinde yaşadıkları toplumun kendilerine sunabileceği fırsatların farkında olmaları ve bu fırsatlardan kimilerini değerlendirmeleri. Değerlendirme süreçlerinde insan ve kurum tanıma, talep etme, kabul ve ret görme durumlarını daha öğrenciyken yaşama ve mezun olduğunda kendini ve çevreyi tanıyan biri olarak ne istediğini, ne yapabileceğini, bu hedefe nasıl ulaşabileceğini bilen bir donanıma sahip olmaları.

Sosyal girişimcilik kavramı tam da bu tanıma denk geliyor. Kavramın tarifiyle konuya açıklık getirelim;
Sosyal girişimcilik, toplumsal, kültürel veya çevresel sorunlara (eğitimde fırsat eşitliği, çevre kirliliği, yoksulluk gibi) yenilikçi ve sürdürülebilir iş modelleriyle kalıcı çözümler üreten bir yaklaşımdır. Klasik (ticari) girişimcilikten temel farkı, birincil amacın kişisel ya da ortaklara kâr dağıtmak değil, toplumsal etki ve fayda yaratmak olmasıdır.
Şimdi burada kısaca iki kurumu tanıyalım. Pasvak, 2001 yılında toplumdaki sorunlara rol model çözümler oluşturmak üzere kurulmuş bir vakıf. En büyük faaliyeti, bünyesindeki aşevi vasıtasıyla 2500’ü aşkın ihtiyaç sahibine yıl boyu, üç kap sıcak yemeği kapılarının önünde bırakmak. Diğer pek çok faaliyeti www.pasvak.com adresinden öğrenilebilir.

2016 yılında kurulan Gönül Köprüsü Derneği mobilyadan beyaz eşyaya, oyuncaktan kıyafete her türlü ikinci el eşyayı ihtiyaç sahiplerine ulaştıran bir kurum. Pasvak, Merkezefendi Sosyal Kültürel tesislerinde, bu derneğe ikinci el giyecekleri sürekli sergileyebileceği bir kermes ortamı sağladı. İkinci el eşyalar sadece gündelik ihtiyaçlardan oluşmuyor, kitaplar da ikinci el olabiliyor ki, Gönül köprüsü derneğinin elinde hatırı sayılır sayıda oluşmuş.

Şimdi dönelim asıl konumuza. Sosyal Girişimcilik Ve Sosyal Sorumluluk Öğrenci Topluluğu olarak ne tür faaliyetler yapabileceğimiz üzerine beyin fırtınası yaparken, Denizli BŞB Tüyap Kitap fuarında ikinci el kitap standı açılması fikri oluştu. Tüyap’ın muhatabı Pasvak oldu, stant görevlileri öğrenci topluluğu üyeleri oldu. Kitaplar okuyucu ile buluşturuldu. Bu etkinliğin en önemli tarafı başta topluluk başkanı Yağmur Çinici olmak üzere öğrencilerin kurumlarla muhatap olmaları, olumlu olumsuz tavırları yaşamaları ve neticesinde güzel bir etkinliğin ortaya çıkması.

Güzel bir etkinlik diyorum çünkü standımıza beklediğimizin ötesinde bir ilgi oldu, stant vesilesiyle daha önceki kitap fuarlarında bir iki gün ziyaret ettiğim fuara istisnasız her gün gittim. Her ziyaretimde farklı stantlarda farklı dostlarla ya buluştuk ya tanıştık. Öğrencilerimiz yazarlarla tanıştılar, stantlar arası yardımlaşmaları yaşadılar.

Bu güzel etkinlik için topluluk başkanı Yağmur Çinici nezdinde topluluk üyelerine, Büyük Şehir belediyesi adına fuar görevlisi Arif Duru nezdinde Büyükşehir belediyemize, kolaylaştırıcı bir yaklaşım içinde olan TÜYAP görevlisi Zehra Kirazcı nezdinde TÜYAP’a, ikinci el kitapları ağlayan Gönül Köprüsü Derneği Başkanı Nergis Şenocak’a kocaman bir alkış…
Fuar açılışında standımızı ziyaret ederek bizleri onurlandıran Sayın Valimiz Yavuz Selim Köşger başta olmak üzere Denizli protokolüne ayrıca teşekkürler...

